Bekliyoruz

 Bekliyoruz yaklaşık onbir gündür. Kimimiz Kayseri’de, kimimiz İstanbul’da, kimimizse İznik’te. Hepimizin bekleme umudu, amacı farklı.

 Hep kendi aramızda konuşurken hayattan beklentilerimizden, yapmak istediklerimizden bahsederiz. Ve bir ömür boyunca bu beklentileri gerçekleştirebilmek için koşuştururuz. Ama hepimizin de unuttuğu bir şey vardır ki hep göz ardı edilir. Asla üzerinde durulmaz ve konuşulmaz. Çünkü bu konuda konuşmak umutların yok olmasına, yaşama amacının bir şekilde tükenmesine neden olacaktır. Herkeste bu korku vardır ve asla kimse konuşmaz.

 Bir insan hayal edin; tek amacı daha çok iş kapmak, daha rahat bir yaşam için çok çalışmak. Öyle ki ailesinden günlerce aylarca ayrı kalmanın verdiği acıyı bile fark edemeyecek kadar hırs dolu. Ama adına asla para hırsı demek doğru değil. Bu hırsın adı rahat yaşam! Ve öyle bir gün gelir ki tansiyon yüksekliği, damar tıkanıklığı ve basit bir trafik kazasının buluşması ile işte o hiç konuşulmayan ayrım noktasına gelinir. Gitme vaktidir. Üstelik buraya rezerve yoktur. Fiyatlar ne TL. ile ne dolarla ne de başka bir para birimi ile sınırlıdır. Burada herkes eşittir. Üstelik beğenip beğenmeme lüksü de yoktur maalesef.

 Bekliyoruz yaklaşık onbir gündür. İşte bu rahat yaşam hırsımızı içimize gömerek bekliyoruz hastane kapılarında o odadan o odaya koştururken. Arada bir morgdan götürülen hırsını geride bırakmış birine gözümüz takılsa da! Hayır! Ne götürüyor diye düşünmüyoruz .

 Bekliyoruz yaklaşık onbir gündür bekliyoruz. Şu tahliller iyi çıksa da yeni kiraladığımız tripleks eve mobilya alsak, bekliyoruz şu ameliyattan kurtulsak ta arkadaşlarla tatile gitsek, bekliyoruz çocuğun sınav sonucu iyi gelse de iyi bir okula kaydettirsek…..

 Peki ama beklemediğimiz bir gidiş varsa yolun sonunda. Bunu da biliyorsak eee daha neyi bekliyoruz?

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 4 Mart 2016

Konu hakkında yorumunuzu yazın