Telekinezi Nedir? Telekinezi Nasıl Yapılır? Kinezi Çeşitleri

Telekinezi, maddelere zihinsel bir güçle etki edebilme yeteneğidir. En bilinen ve temel kullanım biçimi, nesnelere hiç dokunmadan onları uzaktan hareket ettirmek ve maddelerin fiziksel yapısında kalıcı değişiklikler meydana getirmektir.

Tarihin çok eski ve karanlık dönemlerinde, ani ruh hali değişimleri ya da çok yoğun duygusal patlamalar yaşayan insanlar, tamamen şans eseri nesnelere temas etmeden onları yerinden oynatabildiklerini fark etmişlerdir. Aslına bakarsanız her insanın iç dünyasında gizli bir parça olarak taşıdığı ve yalnızca çok özel, ekstrem şartlar altında gün yüzüne çıkan bu potansiyel güç; disiplinli, etkili ve düzenli çalışmalar sayesinde tamamen kontrol altına alınabilir ve kişi ne zaman isterse o zaman kullanabileceği bir yeteneğe dönüştürülebilir.

Ezoterik yapılar ve gizemli öğretiler, tarih boyunca el üstünde tuttukları diğer tüm olağanüstü yeteneklere yaptıkları tarifeyi telekineziye de uygulamış ve bu işin sırlarını, can alıcı detaylarını sıradan insanlardan titizlikle saklamışlardır. Ancak zaman içinde bu katı kuralları ve gizlilik sözleşmelerini görmezden gelerek sahip olduğu bilgi birikimini, tecrübelerini cesurca paylaşanlar sayesinde telekinezi kulaktan kulağa yayılarak geniş kitlelerin dikkatini çekmeye başlamıştır.

Günümüzde ise telekinezi; çok güçlü psişik yetenekleri olduğu öne sürülen Nina Kulagina, meşhur mentalist Uri Geller, illüzyonist James Randi, ünlü sihirbaz Criss Angel ve beyaz perdede karşımıza çıkan sayısız popüler film sayesinde, tüm dünyada adından sıkça söz ettiren en popüler paranormal olaylardan birine evrilmiştir.

Ruhsal araştırmalar (metapsişik) dünyasında doğrudan maddeyi kontrol etmeye odaklanan bu tek yetenek hakkında önyargısız, en duru ve tarafsız bilgilere ulaşmak için yolculuğumuza devam edelim:

Telekinezi nedir?

Telekinezi kavramı, köken olarak Yunancada uzaktan anlamına gelen “tele” ve hareket anlamına gelen “kinezi” kelimelerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiştir. Kelime anlamı olarak tam karşılığı ise “uzaktan hareket ettirmek” şeklindedir.

En yalın tanımıyla telekinezi; tamamen zihinsel ve ruhsal (psişik) bir enerjiyi yönlendirerek, maddelere uzaktan ya da doğrudan temas yoluyla etki edebilme sanatıdır. Nesneleri yerinden oynatmak, onlara yeni şekiller vermek ya da maddenin kendi moleküler yapısında dönüştürücü oynamalar yapmak amacıyla sıkça kullanılır.

Telekinetik güç

İçimizdeki o gizemli psişik enerjinin, nesneler üzerinde tam bir hakimiyet kurmak ve onları yönlendirmek amacıyla sahneye çıkarılmasına telekinetik güç adı verilir. Bunu en basit haliyle, telekinezi pratikleri yapan insanların bu uygulamaları başarıyla gerçekleştirmesini sağlayan o ana yakıt, yani temel itici güç olarak da tanımlayabiliriz.

Telekinezi nasıl gerçekleşir?

Telekinezinin tam olarak nasıl ortaya çıktığına dair beyin dalgaları, zihin gücü, ruhsal boyutlar ya da çok daha farklı mekanizmalar üzerinden ortaya atılmış pek çok farklı görüş var. Ancak tüm bu teorilerin birleştiği tek bir ortak nokta bulunuyor: O da telekinetik gücü harekete geçiren asıl aracın, tamamen bizim düşüncelerimiz ve hayal gücümüz olduğudur.

Telekinezi üzerine çalışmalar yapan kişiler, kendi içlerinde halihazırda var olan ya da dış dünyadan absorbe ettikleri o gizemli enerjiyi, çeşitli imgeleme teknikleri ve odaklanmış düşünceler yardımıyla doğrudan hedefledikleri maddeye aktararak bu deneyimi gerçeğe dönüştürürler.

Zihinsel bir kıyaslama yapmak gerekirse; düşüncelerimizi doğrudan başka bir zihne ulaştırmak için kullanırken, nesneleri hareket ettirmek için ise bu düşünceleri tamamen enerjiyi kontrol etmek ve ona yön vermek amacıyla bir dümen gibi kullanırız.

Bahsettiğimiz bu can can verici güç, aslında psişik enerjinin ta kendisidir. Yani dünyadaki tüm canlılara hayat aşılayan, maddelerin en derin özünde yer alan ve aslında varoluşu şekillendiren o temel enerjiden bahsediyoruz.

Vücudumuzdaki 7 ana enerji merkezinden (çakradan) toplanan bu yoğun güç, meridyen hatları ve enerji kanalları üzerinden akıtılarak; avuç içlerimizde, parmak uçlarımızda ya da gözlerimizde bulunan nispeten daha küçük enerji kapılarına ulaştırılır. Buradan pürüzsüzce bedenin dışına püskürtülerek, üzerinde çalışılacak olan nesneye ya da canlıya doğru gönderilir ve böylece madde üzerinde zihinsel bir hakimiyet kurulmuş olur.

Telekinezi ile neler yapılabilir?

“Telekinezi, madde üzerinde tam bir hakimiyet kurma sanatıdır” cümlesini duyduğunuzda, bu hakimiyet alanının sınırlarının nereye kadar uzandığını tam olarak kafanızda oturtamamış olabilirsiniz. Aslına bakarsanız bu kontrol gücü var olan neredeyse her şeyi kapsıyor olsa da, durumu daha net kavrayabilmeniz için birkaç temel örnek vermek işimizi epey kolaylaştıracaktır.

Telekinezi pratikleri ile nesneler üzerinde yaratabileceğiniz en temel ve bilinen etkiler hareket ve fiziksel değişimdir:

  • Cisimleri, canlı varlıkları ya da fiziksel bir kütleye sahip olan herhangi bir şeyi ileri-geri, sağa-sola, yukarı-aşağı olacak şekilde dilediğiniz yöne doğru hareket ettirmek,
  • Maddelerin doğal yapısı ve elementler üzerinde dönüştürücü oynamalar yapmak (Örneğin; duran bir suyu sadece odaklanarak kaynatmak veya dondurmak, buzu saniyeler içinde eritmek, yoktan bir ateş yakmak ya da esen rüzgarın yönünü değiştirmek gibi),

Eğer işi biraz daha ileri götürüp çok daha spesifik ve sıra dışı örnekler vermek gerekirse:

  • Yerçekimine meydan okuyup kendi bedenini havaya kaldırarak uçmak,
  • Yoğunluğu manipüle ederek suyun üzerinde batmadan rahatça yürümek,
  • Dokunmadan odadaki pencereleri açıp kapatmak,
  • Işıkları ve elektrikli cihazları sadece zihin gücüyle yakıp söndürmek,
  • Dünyaca ünlü metal bükme pratiklerinde olduğu gibi kaşıkları, çatalları tereyağı gibi bükmek…

Teorik açıdan bakıldığında, telekinezi ile gerçekleştirebileceğiniz şeylerin önüne dikilecek hiçbir sınır veya barikat yoktur. Yapabileceklerinizin sınırı, tamamen sizin hayal gücünüzün ne kadar geniş olduğuyla alakalıdır. Bu konuda vizyonunuzu genişletmek isterseniz MARVEL ve DC evrenlerindeki süper kahramanların güçlerini incelemek ya da fantastik dizi ve filmlere göz atmak size harika fikirler verecektir.

Telekinezi zararlı mı, tehlikeli mi?

Kendi başınıza telekinezi pratikleri yapmak vücudunuza ya da ruhunuza doğrudan bir zarar vermez; yani hiçbir insan sadece telekinezi denemeleri yaptığı için durduk yere hasar görmez. Ancak, bu gücü kullanmanın uygulayıcıya bir zararı olmasa da, kötü niyetli veya bencil insanların eline geçtiğinde telekinezi, çevrelerindeki diğer insanlar için ciddi bir tehlike unsuruna dönüşebilir.

Örneğin, telekinetik bir güçle bir insanı havaya kaldırmak ya da yerinden oynatmak ilk bakışta eğlenceli ve zararsız bir şov gibi görünebilir. Fakat bunu uçurum kenarı, yoğun trafik veya kaygan zemin gibi tehlikeli bir ortamda fütursuzca uygulamak çok ciddi kazalara yol açabilir. İşin daha da ürkütücü boyutu; teorik olarak telekinezi ile insan vücudunun içindeki organlara müdahale etme, kan akışının hızını değiştirme ya da solunum sistemini manipüle etme gibi imkanlar da bulunduğundan, bu tarz bilinçsiz hamleler çok ciddi sağlık sorunlarını ve hayati riskleri beraberinde getirir.

Özetlemek gerekirse; telekinezi kendi saf haliyle zararsız bir zihin becerisiyken, bencil ve kötü niyetli insanların elinde durdurulması güç, oldukça tehlikeli bir silaha dönüşebilir.

Telekinezi nasıl öğrenilir?

Telekinezide ustalaşmak, aslında hayattaki herhangi bir yeni beceriyi sıfırdan öğrenmek gibidir. Süreç hep aynı ilerler: İlk başta rastgele ve acemice denemeler yapılır, zihinsel olarak tam olarak ne yapılmak istendiği netleştirilir, düzenli pratiklerle kazanılan tecrübeler pekiştirilir ve en nihayetinde yapılan uygulamalar artık düşünmeden, tamamen otomatik bir hal almaya başlar. İlkokulda ilk defa yazı yazmayı öğrendiğiniz o günleri hatırlarsanız, bu öğrenme mekanizmasının nasıl tıkır tıkır işlediğini çok daha net kavrayabilirsiniz:

Alfabedeki harflerle ilk kez tanışmak, onların şekillerini hafızaya kazımak, kalemi parmakların arasında doğru açıyla tutabilmek ve kağıda karalamalar yaparak el kaslarını alıştırmak bu işin ilk temel adımlarıdır. Kuralları tamamen öğrenmiş olsalar bile, yazmaya yeni başlayan küçük çocuklar duydukları cümleleri bir yetişkin gibi tıkır tıkır, otomatik olarak kağıda dökemezler. İlk zamanlar her harfin şeklini kafalarında tek tek canlandırıp hatırlamaya çalışarak oldukça yavaş yazarlar. Ancak aylar süren pratiklerin ardından, artık örneğin “a” harfinin neye benzediğini mikrosaniyeler boyunca bile düşünmeden, elleri kendiliğinden o harfi yazar hale gelir.

İşte tam olarak bu mantıkla; enerjinin özüyle tanışmak, bedenimizin içinde nehir gibi akan o gücü bizzat hissetmek, bu gücün vücuttan dışarı çıkabileceği en rahat kapıları keşfetmek ve enerjiyi bedenden dışarı püskürterek zihinsel bir alışkanlık kazanmak, telekineziyi öğrenme sürecinin ilk temel taşlarıdır. Bu yola yeni baş koymuş insanlar, tam olarak odaklanıp enerjinin parmak uçlarından ya da gözlerinden dışarı sızdığını hayal güçleriyle canlandırmazlarsa o enerjiyi asla serbest bırakamazlar. İmgelemeyi başarsalar bile; odağın en ufak bir sesle bozulması, nesneye yeterli yoğunlukta frekans gönderilememesi ya da hayal kurarken zihinde yaşanan kopukluklar telekinezinin gerçekleşmesini epey zorlaştırır. Ancak bıkmadan, çok uzun süre yapılacak düzenli pratikler sayesinde, bir süre sonra kafada hiçbir şeyi canlandırmaya gerek kalmadan, sadece “o bardağın dönmesini isteyerek” telekinezi yapabilecek bir ustalığa erişilir.

Her insanın öğrenme hızı ve zihinsel kapasitesi elbette birbirinden farklıdır; fakat telekinezi yapmayı öğrenmenin herkes için son derece uzun, sabır isteyen bir yolculuk olduğu gün gibi ortada bir gerçektir. Günlük hayatta kullandığımız diğer fiziki becerilerin ya da onlara benzeyen eylemlerin içgüdüsel kodları, DNA’mız vasıtasıyla atalarımızdan bize az çok aktarılmıştır. Oysa telekinezi veya benzeri diğer okült (gizemli) pratikler tamamen sıfırdan, sıfır noktası baz alınarak öğrenilir. Küçük bir çocuğun yazı yazmayı öğrenmesi dışarıdan bakıldığında sıfırdan bir başlangıç gibi görünse de, aslında hem soyundan gelen genetik el-göz koordinasyonu bilgisi hem de o güne kadar ellerini, parmaklarını nesneleri tutmak için aktif olarak kullanmış olması bu süreci inanılmaz hızlandırır. Daha önce varlığından bile haberdar olmadığınız, akışını hissetmediğiniz ve hiç kullanmadığınız bir enerji türüyle maddeyi yerinden oynatmaya çalışmanın ise çok ciddi bir zaman ve muazzam bir emek isteyeceğini asla aklınızdan çıkarmamanız gerekir.

Telekinezi nasıl yapılır?

Telekinezi deneyimi, iç dünyanızda biriken o gizemli enerjiyi kontrollü bir şekilde vücudun dışına püskürtüp doğrudan hedeflediğiniz maddeye aktarmanızla gerçeğe dönüşür. Bu uygulamayı yaparken enerjinin damarlarınızdaki hissiyatını, bedeninizi terk ediş anını ve nesne üzerindeki o somut etkisini hayal gücünüzle çok güçlü bir şekilde canlandırmanız gerekir. Ayrıca tüm bu süreç yaşanırken, zihninizde odağınızı bozacak başka hiçbir düşünceye yer vermemeli; tamamen enerjinin madde üzerinde yaratacağı o fiziksel değişime kilitlenmelisiniz:

Avuç içinizi kontrol etmek istediğiniz maddeye doğrultun.

İnsan anatomisinde enerjinin toplandığı 7 ana çakra (enerji merkezi) yer alır; fakat bu büyük ana merkezlerden enerjiyi doğrudan vücut dışına fırlatmak pek mümkün değildir. Günlük hayatta da aktif olarak her işimizde kullandığımız için, telekinezi pratiklerinde enerjiyi dışarı pompalamaya en elverişli ve kullanışlı çakralara sahip olan organlarımız ellerimizdir (hem avuç içlerimizde hem de parmak uçlarımızda enerjiyi dışarı sızdırabilen minik enerji kapıları bulunur).

Nefesinizi tutup hareketsiz bekleyin.

İçinizdeki o gücü net bir şekilde hissedebilmek adına nefesinizi yaklaşık 5-10 saniye kadar göğsünüzde hapsedin ve milim kımıldamadan öylece bekleyin. Bu kısa duraklama, bedeninizde bir nehir gibi akan o psişik enerjinin farkına varmanızı ve onu hissetmenizi sağlayacaktır.

Nefesi verirken enerjiyi bedeninizden çıkarın.

Nefesinizi burnunuzdan yavaşça ve sakince dışarı üflerken, az önce hissettiğiniz o yoğun enerjinin avuç içinizden pürüzsüzce dışarı süzüldüğünü ve yönlendirmek istediğiniz maddeye doğru bir hat halinde ulaştığını hayal edin.

Maddeyi kontrol ettiğinizi hayal edin.

Bedeninizden özgür kalan bu güvenden gelen enerjinin tam hedefe çarptığını ve orada arzuladığınız o fiziksel etkiyi yarattığını en ince ayrıntısına kadar gözünüzde canlandırın. Örneğin, masanın üzerindeki küçük bir kağıt parçasını yerinden oynatmak istiyorsanız, ellerinizden çıkan enerjinin bir rüzgar gibi kağıda çarpıp onu ileriye doğru nasıl savurduğunu imgelemelisiniz.

Psi wheel

Psi wheel; bir adet iğne, küçük bir parça kağıt ve altlık vazifesi görecek bir silgi kullanılarak ev ortamında kolayca hazırlanan özel bir düzenektir. Bu çalışmadaki asıl amaç, iğnenin ucunda hassas bir dengede duran kağıdı tamamen kendi zihinsel enerjinizle döndürmek olduğu için, bu düzeneğe “enerji çarkı” ya da “enerji tekerleği” anlamına gelen psi wheel ismi verilmiştir.

Psi wheel, özellikle ellerinizden ve gözlerinizden dışarı püsküren enerjiyi çok daha iyi kontrol edebilmeniz ve yönlendirebilmeniz adına, her gün düzenli olarak en az 15 dakika boyunca uygulanması tavsiye edilen en temel telekinezi pratiklerinden biridir.

Psi wheel kağıdı nasıl yapılır?

Küçük bir kare kağıdı özel tekniklerle katlayıp bir iğnenin tam sivri ucunda dengede durabilecek bir forma getirdiğinizde, psi wheel düzeneğinizin en önemli parçasını hazırlamış olursunuz.

Psi wheel yapımı için gereken malzemeler:

  • Kağıt
  • İğne
  • Silgi

Psi wheel kağıdının hazırlanışı:

  • Elinizdeki kare kağıdı önce soldan sağa, ardından yukarıdan aşağıya doğru tam ortadan ikiye katlayıp açın; kağıdın üzerinde net bir artı (+) işaretiyle oluşmuş 4 adet küçük kare görün.
  • İki elinizin baş ve işaret parmaklarını bu oluşan 4 küçük karenin tam kesişim noktasına, yani merkeze yerleştirerek kağıdı içe doğru hafifçe bükün ve piramit benzeri, iğne ucunda durabilecek konik bir forma ulaştırın.

Kağıdın daha rahat dönebilmesi için sivri ucu yukarıda kalacak şekilde iğneyi silgiye batırın: Kağıdın rüzgardan değil, sadece sizin enerjinizle çok daha rahat ve sürtünmesiz dönebilmesi için dikiş iğnesini, sivri ucu tamamen yukarıda kalacak şekilde masa üzerindeki silgiye dik bir açıyla batırın.

Kağıdı iğnenin üzerine yerleştirin: Hazırladığınız o konik katlanmış kağıdı, tam merkez noktasından iğnenin o yukarıda duran sivri ucunun üzerine, sağa sola devrilmeyecek şekilde hassasça dengede bırakın.

Psi wheel nasıl yapılır?

Psi wheel çalışmasına başlamadan önce, düzeneği kesinlikle odadaki hava akımından, esintiden uzak bir köşeye yerleştirmeli ve kendi nefesinizin yaratacağı rüzgardan etkilenmeyecek bir mesafede durmalısınız. Enerjinizi odaklamak için iki elinizi kağıdın etrafına siper edebilir, tek elinizi kullanabilir ya da ellerinizi hiç devreye sokmadan sadece gözlerinizle bakarak döndürmek için kendinize en rahat pozisyonu ayarlayabilirsiniz (burada kontrol tamamen sizin tercihinize kalmıştır).

Adım adım psi wheel nasıl yapılır:

  • Kağıdın iğne ile buluşan orta kısmına bakarak odaklanın.
  • Birkaç saniye nefesinizi tutarak bedeninizdeki enerji akışını hissedin.
  • Enerjinin göz veya ellerinizden çıkarak kağıda ulaştığını hayal edin.
  • Kağıdın etrafını saran enerjinin saat yönü veya tersi doğrultuda hareket ettiğini ve oluşan enerji girdabının kağıdı döndürdüğünü düşünün.

Psi wheel faydaları

Psi wheel, telekinezi egzersizleri içerisinde enerjiyi kullanmanın ve genel anlamda enerjiyi kontrol etmenin en pratik yoludur.

Psi ball

Psi ball (enerji topu), soyut psişik enerjinin sıkıştırılıp yoğunlaştırılarak görünmez bir küre haline getirilmesidir. Aslına bakarsanız bu çalışmanın temel amacı sadece havada bir enerji topu var etmek değil; enerjiyi tek bir odak noktasında sabitlemeyi öğrenerek telekinezi uygulamalarını çok daha kolay ve etkili kılmaktır.

İlginizi Çekebilir;  Astral Seyahat Nedir? Astral Seyahat Nasıl Yapılır? Çıkış Teknikleri

Psi wheel çalışması genel anlamda enerjiyi yönlendirmeyi ve kontrol etmeyi hedeflerken, psi ball ise tamamen enerjinin gücüne ve yoğunluğuna odaklanır. Telekinezi yolculuğuna henüz yeni adım atmış kişilerin, bu iki temel egzersizi her gün düzenli olarak en az 15’er dakika pratik etmesi önemle tavsiye edilir. İlerleyen süreçte bu iki teknik birleştirilebilir; yani oluşturduğunuz yoğun bir psi ball ile psi wheel çarkını rahatlıkla döndürebilirsiniz.

Psi ball nasıl yapılır?

Psi ball, vücudunuzda serbestçe dolaşan enerjinin bilinçli bir yönlendirmeyle ellere taşınması ve avuç içlerinde hapsedilmesiyle meydana gelir. Birkaç dakika boyunca ellerde biriktirilen bu güç, derin bir odaklanma ve güçlü bir imgeleme (imajinasyon) yeteneğiyle birleştirilerek küresel bir forma ulaştırılır. Bu yola yeni başlayanlar enerjiyi doğrudan istedikleri noktada toplamakta ilk başlarda zorlanabilecekleri için, bir hile olarak her iki elin avuç içine birer spiral figürü çizilir.

Adım adım psi wheel nasıl yapılır:

  • Avucunuzun tam ortasına çizdiğiniz o spiral sembolüne gözlerinizi ayırmadan kilitlenin.
  • Nefesinizi 5-10 saniye kadar göğsünüzde tutarak damarlarınızda gezinen o psişik enerjinin farkına varın.
  • Vücudunuzdaki tüm enerjinin bir nehir gibi kollarınızdan aşağıya pürüzsüzce akarak elinizin içinde biriktiğini canlandırın.
  • Parmak uçlarınızdan sızan enerjinin avuç içinize doğru yöneldiğini, avucun ortasında toplanan bu gücün de saat yönünde hızla dönerek yoğun bir top formunu almaya başladığını hayal edin.
  • Bedeninizdeki enerjiyi tam 15 dakika boyunca kesintisiz bir biçimde avuç içinize pompalamaya ve o bölgedeki enerjiyi sıkıştırıp top haline getirmeye kararlılıkla devam edin.

Bu çalışma ilk başlarda her iki el için tamamen bağımsız ve ayrı ayrı pratik edilir. Enerjiyi dilediğiniz an tek bir elinizde kusursuzca toplamayı başardığınızda –eğer isterseniz– sonraki çalışmalarınızı iki elinizi karşı karşıya getirip çift el kullanarak da sürdürebilirsiniz.

Psi ball nasıl kullanılır?

Psi ball tekniğiyle bir araya getirilen enerji miktarı, telekinezi çalışmalarında kullanılan sıradan enerji akışına kıyasla çok daha yoğun ve fazla olduğu için yaratacağı fiziksel etki de bir o kadar yüksektir. Fakat bu gücün aşırı yoğun ve fazla olması, onun maddelere iletilmesini ve serbest bırakılmasını biraz zorlaştırabilir. Bu yüzden psi ball kullanmanın en etkili yolu, hareket ettirmek ya da etkilemek istediğiniz nesnenin hemen yanı başında bu enerji topunu var etmek olacaktır. Tıpkı psi wheel egzersizinde çift el kullanımında olduğu gibi, hareket ettirmek istediğiniz cismi iki elinizin arasına alıp psi ball ile etki edebileceğiniz gibi; tek bir elinizle oluşturduğunuz enerji topunu da maddeleri yerinden oynatmak için kullanabilirsiniz.

Psi ball faydaları

Psi ball, telekinezide enerji kullanım kapasitenizi maksimuma çıkarmak ve çok daha güçlü, somut uygulamalara imza atmak için başvurabileceğiniz en etkili zihinsel egzersizlerden biridir.

Psi ball yapmanın faydaları:

  • Çok kısa sürede yüksek miktarda enerjiyi tek bir yerde toplamayı öğrenmek,
  • Yoğunlaşan enerjinin dışarıya fütursuzca dağılmasını ve israf olmasını önlemek,
  • Gücü sadece ellerle sınırlı tutmayıp, enerjiyi bedenin dilediğiniz her noktasında rahatça hissedebilecek seviyeye gelmek,
  • Madde üzerindeki genel etki ve yıkım gücünü büyük oranda artırmaktır.

Telekinezi ile kaşık bükme nasıl yapılır?

Telekinezi yöntemiyle bir kaşığı bükebilmek için, içimizdeki enerjiyi çok hassas bir biçimde yönlendirerek formunu dönüştürmemiz gerekir. Sıradan nesneleri yerinden oynatmak için enerjiyi o nesneye bir rüzgar gibi çarptırmak yeterliyken; kaşık bükmek gibi maddenin kimyasını etkileyen durumlarda, enerjiyi o doğrultuda büküp dönüştürmek şarttır.

Kaşığın en hassas ve ince noktasına işaret ve baş parmağınızı yerleştirin:

Sağ ya da sol elinizle kaşığı hiç bastırmadan, oldukça narin ve gevşek bir biçimde kavradıktan sonra şu adımları kararlılıkla uygulayın:

Adım adım telekinezi ile kaşık bükme nasıl yapılır:

  • Gözlerinizi yavaşça kapatın ve kaşığın tüm hatlarını, şeklini zihninizde canlandırarak tamamen ona odaklanın.
  • İşaret ve baş parmağınızı kaşığın gövdesinde küçük, yumuşak dokunuşlarla ileri geri hareket ettirerek kaşığı usulca okşayın.
  • Bedeninizde biriken psişik enerjiyi kollarınızdan aşağıya akıtıp işaret ve baş parmaklarınıza getirin; kaşığı kavradığınız o temas noktalarından dışarıya doğru püskürtün.
  • Parmağınızla ovma hareketini sürdürürken, dışarı çıkan bu yoğun enerjinin kaşığın metalini iyice ısıttığını ve moleküllerini yumuşattığını imgeleyin.
  • Kaşığın parmaklarınızın arasında adeta oyun hamuru gibi yumuşacık bir kıvama geldiğini hissettiğiniz an, kaşığın yemek konulan hazne kısmının arkaya doğru yavaşça yamulduğunu ve tereyağı gibi büküldüğünü çok güçlü bir şekilde hayal edin.

Bu yola yeni baş koymuş kişilerin kaşık bükme egzersizinden somut bir sonuç elde etmesi genellikle 30 ile 45 dakika arasında bir zaman alır. Her gün bıkmadan, düzenli olarak pratik yapmaya devam etmek bu süreyi zamanla çok daha kısa dakikalara indirecektir.

Levitasyon nasıl yapılır?

Levitasyon; herhangi bir nesnenin ya da insan bedeninin, dengeli bir biçimde yerçekimine meydan okuyarak yerden yükselmesi ve havada asılı kalması durumudur. Levitasyon, telekinezi prensipleri sayesinde hayata geçirilebilen bir uygulamadır ve insanın kendi gövdesini yerden havalandırarak bir nevi uçmasını sağlar. Enerjiyi, havalandırılmak istenen nesnenin ya da insanın tam olarak yerle temas ettiği dip noktasında yoğunlaştırıp sıkıştırmak, levitasyonun en temel çalışma prensibidir.

Adım adım levitasyon nasıl yapılır:

  • Birkaç saniye boyunca nefesinizi göğsünüzde tutarak tamamen hareketsiz bekleyin. Bu kısa duraklama, bedeninizde akan o gizli enerjiyi net bir şekilde hissetmenizi sağlayacaktır.
  • Ellerinizi, havaya kaldırmak (levite etmek) istediğiniz nesneye doğru düz bir açıyla doğrultun.
  • Gözlerinizi nesneye dikerek pürüzsüzce odaklanın ve bu esnada tüm vücudunuzdaki gücün avuç içlerinizde toplanıp biriktiğini hayal edin.
  • Ellerinizden dışarı sızan bu yoğun psişik enerjinin, nesnenin tam altında, yani yer ile temas ettiği o taban noktasında birikip muazzam bir güçle sıkıştığını düşünün.
  • Nesnenin ağırlığını kaybedip hafiflediğini hissettiğiniz o sihirli anda, altta biriken enerjinin yoğunluğuyla yukarıya doğru usulca havalanmaya başladığını hayalinizde canlandırın.

Levitasyon tekniği ile kendi bedeninizi uçurmak isterseniz şu adımları izleyin:

  • Kollarınızı ve bacaklarınızı iki yana doğru iyice açarak, ayakta tamamen dengeli bir pozisyonda bekleyin.
  • Gözlerinizi kapatıp derinleşin ve içinizde çağlayan o saf enerjiyi tüm benliğinizle hissedin.
  • Bu yoğun enerjiyi ayak tabanlarınızın altında ve avuç içlerinizde toplayıp sabitleyin.
  • Havalanma esnasında havadaki dengenizi kusursuzca koruyabilmek adına, kol ve bacaklarınızın tüm etrafını koruyucu bir enerji kalkanıyla kuşattığınızı hayal edin.
  • Burnunuzdan verdiğiniz her sakin nefeste, fiziksel bedeninizin adeta bir kuş tüyü gibi hafifleyip boşlukta süzülmeye hazırlandığını düşünün.
  • Kendinizi içsel olarak tamamen hazır hissettiğiniz o an, ayaklarınızın altında biriktirdiğiniz o devasa enerjinin yerçekiminin tam aksi istikametinde yukarı doğru muazzam bir itiş kuvveti uyguladığını ve bedeninizi pürüzsüzce yukarı doğru levite ettiğini hayal edin.

Kinezi çeşitleri (telekinezi alt dalları)

Kineziler, zihinsel enerjinin tam olarak neyi hedeflediğini veya hangi spesifik madde üzerinde kullanıldığını tanımlamak için başvurulan teknik bir ifadedir. Çoğunlukla “kinezi çeşitleri” olarak adlandırılan bu terimler, telekineziden tamamen bağımsız veya farklı bir olayı temsil etmez; yalnızca belli bir element ya da nesne üzerinde uzmanlaşan uygulayıcıların durumu netleştirmek için kullandığı isim kalıplarından ibarettir.

Etki edilmek istenen maddenin adının sonuna Yunanca hareket anlamına gelen “kinezi” kelimesinin eklenmesiyle bu alt dallar türetilmiştir. Enerji dünyasında en çok bilinen ve popüler olan 6 kinezi çeşidinden ilki aşağıda tüm detaylarıyla açıklanmıştır:

Pyrokinezi

Pyrokinezi kavramı, köken olarak Yunancada ateş anlamına gelen “pyro” ve hareket anlamına gelen “kinezi” sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiştir. Kelime anlamı olarak “ateşin hareketi” demek olsa da, enerji pratiklerindeki asıl karşılığı “ateşe hükmetmek ve onu kontrol etmek” şeklindedir.

En yalın tanımıyla pyrokinezi, telekinetik gücün tamamen ateş elementini yönlendirmek amacıyla sahneye çıkarılmasıdır. Buradaki ana hedef, alevler üzerinde mutlak bir zihinsel hakimiyet kurarak onları arzularınız doğrultusunda şekillendirmektir.

Pyrokinezi ile neler yapılabilir?

  • Mevcut bir ateşi dilediğiniz yöne doğru hareket ettirmek,
  • Yanan bir alevi zihin gücüyle tamamen söndürmek,
  • Hiçbir fiziksel araç kullanmadan, sıfırdan bir ateş var etmek veya yakmaktır.

Pyrokinezi meditasyonu

Pyrokinezi meditasyonu, ateş elementinin o saf ve hırçın enerjisini derinlemesine hissetmek, onunla hücresel boyutta bütünleşmek adına her gün düzenli olarak yapılması gereken çok özel bir zihinsel çalışmadır. Bu spritüal pratiğe her gün en az 30 dakika ayrılması önemle tavsiye edilir.

Pyrokinezi meditasyonu nasıl yapılır:

  • Tamamen sessiz, dış uyaranlardan uzak ve kimsenin sizi rahatsız etmeyeceğinden emin olduğunuz bir odaya geçip rahatça oturun ya da uzanın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Derin, sakin ve ritmik nefesler alıp vermeye başlayın. Ciğerlerinizdeki havayı her boşalttığınızda tüm kaslarınızın gevşediğini, ağırlaştığını hissedin. Bedeninizin tamamen hafiflediği ve zihninizin sustuğu o ana kadar sadece nefesinizin ritmine odaklanın.
  • Şimdi zihninizde devasa bir yanardağın patlama anını, lav nehirlenmelerini ya da sizi içsel olarak en çok sarsacak güçte, sıcaklığın tavan yaptığı devasa bir alev denizini hayal edin.
  • Bu muazzam alev dalgalarına doğru zihninizde yavaş ve emin adımlarla yürümeye başlayın. Attığınız her adımda havadaki o yoğun sıcaklığı teninizde biraz daha fazla hissedin. Eğer o an sıcaklık hissini canlandırmakta zorlanıyorsanız, geçmişte elinizi kaza eseri yaktığınız ya da çok sıcak bir nesneye dokunduğunuz o gerçek anı hatırlayın; o sıcaklık hissini şimdi tüm bedeninize bir elektrik gibi yayın.
  • Korkusuzca ateşin tam merkezine doğru ilerleyin ve tüm gövdenizin bu alevlerle kuşatıldığını hayal edin. Bu imgelemeyi sürdürürken, zihniniz vücudunuza öyle bir sinyal göndersin ki gerçekten terlemeye başlayana kadar o sıcaklığı etinizde hissedin.
  • Bedeninizin içinin ve dışının bu kutsal ateşle tamamen eriyip kaynaştığını düşünün. Ateşi sadece kuru bir sıcaklık olarak değil, yaşayan, nefes alan canlı bir ruh, bir bilinç olarak algılamaya çalışın.
  • Yeteri kadar süre bu alevlerin içinde kaldıktan sonra, önce derinizin, ardından kemiklerinizin bile bu ateşle eriyip sıvılaştığını, tamamen küle dönüştüğünü ve o devasa alev denizine karıştığını hayal edin.
  • Artık etten ve kemikten oluşan bağlarınızın kalmadığını, her bir zerrenizin saf birer ateşe dönüştüğünü hissederek ateşin kendisiyle kusursuzca bütünleşin.

Pyrokinezi nasıl yapılır?

Pyrokinezi uygulamalarını hayata geçirirken, telekinezinin o bildiğimiz temel kuralları ve adımları esas alınır. Buradaki tek ve en büyük fark, çalışmaya başlamadan önce ateş elementini ruhunuzda hissetmek ve onun frekansıyla tamamen eşitlenmektir. Ellerinizi konumlandırma şekliniz de telekineziyle benzerdir; kendinizi en rahat hissettiğiniz pozisyonu seçebilirsiniz.

Adım adım pyrokinezi nasıl yapılır:

  • Ellerinizi, önünüzde duran alevin sıcaklığını net bir şekilde hissedecek ama teninizi de yakmayacak güvenli bir mesafede konumlandırın.
  • Yaklaşık 5 dakika boyunca bu pozisyonda milim kımıldamadan durarak, az önce bahsettiğimiz pyrokinezi meditasyonunda olduğu gibi o alevin ruhuyla bütünleşmeye odaklanın.
  • İçinizde topladığınız o yoğun psişik enerjinin kollarınızdan akıp avuç içinizden fırladığını ve doğrudan önünüzdeki ateşe karışarak onu beslediğini hayal edin.
  • Bu zihinsel bütünleşmenin yarattığı muazzam bağ sayesinde, ateşin sizin iradenizle sağa, sola veya yukarı doğru esneyip hareket etmesini kalpten isteyin.

Pyrokinezi ateş söndürme

Pyrokinezi yöntemiyle yanan bir ateşi tamamen söndürmek ya da alevin şiddetini manuel olarak azaltmak için ellerinizi, eğer ateş bir mum alevi gibi küçükse doğrudan parmak uçlarınızı alevin hizasına getirin:

Pyrokinezi ile ateş söndürme/azaltma çalışması nasıl yapılır:

  • Elinizi ya da parmağınızı, alevin yaydığı o sıcak dalgaları net bir biçimde hissedecek bir açıda sabit tutun.
  • Bir süre sadece o sıcaklığa odaklanarak alevle aranızda görünmez bir bağ kurun ve onunla bütünleşin.
  • Avuç içinizden ya da parmak ucunuzdan dışarı saldığınız zihinsel enerjinin, ateşin kalbine doğru sızıp onun özüne karıştığını düşünün.
  • Şimdi o enerjinin kontrolü altındaki alevin, bir elektrik süpürgesi gibi parmağınızın ucundan içeriye doğru çekildiğini, enerjisinin emilerek yavaş yavaş küçülüp söndüğünü hayalinizde canlandırın.

Pyrokinezi ateş oluşturma

Pyrokinezi tekniğiyle yoktan bir ateş var etmek ya da bir nesneyi tutuşturmak, enerjinin mikroskobik düzeyde çok küçük ve dar bir noktada aşırı derecede sıkıştırılarak o bölgedeki moleküler sıcaklığı tetiklemesini gerektirir. Bunu başarabilmek için diğer tekniklerden biraz daha farklı ve yoğun bir antrenman programı uygulanmalıdır.

Bunun için temiz, beyaz bir kağıdın tam ortasına siyah bir tükenmez kalemle net bir nokta koyun ve parmak ucunuzu tam bu noktanın hizasına gelecek şekilde konumlandırın.

Aşağıda detaylandırılan bu özel çalışmayı hiç aksatmadan her gün aralıksız 30 dakika boyunca uygulayın. İlk 15 dakika boyunca tüm vücudunuzdaki enerjinin bir nehir gibi parmağınızın kökünden ucuna kadar dolup taştığını; kalan 15 dakikada ise parmağınızda biriken bu devasa gücün parmak ucundan milimetrik bir sızıntı halinde dışarı fırladığını imgeleyin. Bu egzersizi düzenli olarak yapmak, enerjiyi tek bir noktada lazer gibi toplayıp muazzam bir ısı üreterek ateş yakmanızı sağlayacaktır. Son aşama olarak parmağınızdaki o sıkışmış enerjiyi dışarı püskürterek kıvılcımı çakın:

Adım adım pyrokinezi ile ateş oluşturma çalışması:

  • Parmağınızı kağıdın üzerindeki o siyah noktaya tam hedef alacak şekilde doğrultun ve orada sabit tutun.
  • Bedeninizde dolaşan tüm psişik gücü adeta bir merkezde toplar gibi sadece çalışma yaptığınız o parmağınıza pompalayın.
  • Ateş elementinin o yakıcı sıcaklığını tüm vücudunuzda değil, sadece ve sadece o hedef alan parmağınızın ucunda hissedin.
  • Parmağınızda biriken o devasa enerjinin tamamını, çok yavaş ve kontrollü bir biçimde parmağınızın tam uç noktasından dışarıya doğru sızdırın.
  • Parmağınızdan çıkan bu konsantre enerjinin, tıpkı güneş ışınlarını tek bir noktaya toplayan güçlü bir büyüteç (mercek) gibi kağıdı alttan alta nasıl ısıttığını, yaktığını ve yakında alev alacağını en ince detayına kadar hayal edin.

Gelişim Notu: Bu serüvene yeni başlayan kişilerin sıfırdan bir ateş oluşturması epey bir zaman ve sabır isteyebilir. Çalışmalarınızın ilerleyen dönemlerinde, hedef aldığınız o kağıt üzerinde hafif kararmalar ve is lekeleri oluşmaya başladıysa, bu durum çalışmalarınızın son derece verimli geçtiğinin ve doğru yolda olduğunuzun en somut göstergesidir.

Hidrokinezi

Hidrokinezi kavramı, köken olarak Yunancada su anlamına gelen “hidro” ve hareket anlamına gelen “kinezi” sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiştir. Kelime anlamı olarak “suyun hareketi” demek olsa da, pratik kullanımdaki asıl karşılığı “suya hükmetmek ve suyu kontrol etmek” şeklindedir.

En yalın tanımıyla hidrokinezi, telekinetik gücün tamamen su elementini yönlendirmek amacıyla sahneye çıkarılmasıdır. Akışkan sıvıların üzerinde mutlak bir zihinsel hakimiyet kurarak suyun moleküler yapısında dönüştürücü oynamalar yapmak ya da sadece suyu dilediğiniz gibi hareket ettirmek amacıyla kullanılır.

Hidrokinezi ile neler yapılabilir?

  • Durgun ya da akan bir suyu zihin gücüyle hareket ettirmek,
  • Suyun sıcaklığını düşürerek onu saniyeler içinde dondurmak,
  • Suyu kendi kimyasal elementlerine (hidrojen ve oksijene) ayrıştırmak,
  • Su kütlesinin tam ortasında güçlü bir girdap var etmektir.

Hidrokinezi meditasyonu

Hidrokinezi meditasyonu, su elementinin o dingin ve akışkan enerjisini tüm benliğinizde hissetmek, onunla hücresel boyutta kenetlenmek adına her gün aksatılmadan yapılması gereken çok özel bir zihinsel çalışmadır. Bu spritüal pratiğe her gün en az 30 dakika ayrılması önemle tavsiye edilir.

İlginizi Çekebilir;  Shifting Nedir? Shifting Nasıl Yapılır? Metodlar ve Script Örnekleri

Hidrokinezi meditasyonu nasıl yapılır:

  • Tamamen sessiz, dış uyaranlardan uzak ve kimsenin odağınızı bozmayacağından emin olduğunuz bir odaya geçip rahatça oturun ya da uzanın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Derin, sakin ve ritmik nefesler alıp vermeye başlayın. Ciğerlerinizdeki havayı her boşalttığınızda tüm kaslarınızın gevşediğini, hafiflediğini hissedin. Bedeninizin tamamen rahat hissedeceği o ana kadar sadece nefesinizin ritmine odaklanın.
  • Şimdi zihninizde duru bir gölü, uçsuz bucaksız bir denizi, masmavi bir okyanusu ya da sizi içsel olarak en çok etkileyecek büyüklükte devasa bir su kütlesini hayal edin.
  • Bu muazzam suyun kıyısına gelip yavaş ve emin adımlarla içeriye doğru yürümeye başlayın. Attığınız her adımda suyun serinliğini teninizde biraz daha fazla hissedin. Eğer o an suyun bedende bıraktığı o ıslaklık ve yoğunluk hissini canlandırmakta zorlanıyorsanız, geçmişte denize girdiğiniz ya da suyla temas ettiğiniz gerçek bir anı hatırlayın; o hissi şimdi tüm vücudunuza yayın.
  • Korkusuzca suyun tam merkezine doğru ilerleyin ve tüm gövdenizin bu akışkan sıvı ile tamamen kaplandığını hayal edin. Bu imgelemeyi sürdürürken, suyun o dingin dokusunu bedeninizde hissetmeye devam edin.
  • Zihninizde ağzınızı açın ve tüm iç organlarınızla birlikte suyun özüyle birleştiğinizi canlandırın. Suyu sadece kuru bir fiziksel sıvı olarak değil, yaşayan, nefes alan canlı bir ruh, bir bilinç olarak algılamaya çalışın.
  • Yeteri kadar süre geçtikten sonra, bedeninizdeki tüm atomların ve hücrelerin birer birer çözülerek suya karıştığını, onunla kusursuzca bütünleştiğini hayal edin.
  • Her bir zerrenizin karıştığı o suyun akıntısına kendinizi tamamen teslim edin ve akışla birlikte ahenkle hareket edin.

Hidrokinezi nasıl yapılır?

Hidrokinezi uygulamalarını başarıyla hayata geçirmek için, kendi psişik enerjinizin su moleküllerinin arasına sızarak orada mutlak bir üstünlük sağlaması gerekir. İşin pratik uygulanışı ise telekinezinin o bildiğimiz temel adımlarıyla tamamen aynıdır.

Adım adım hidrokinezi nasıl yapılır:

  • Elinizi ya da parmak uçlarınızı, üzerinde çalışacağınız su kütlesinin (örneğin bir kap suyun) içerisine yavaşça yerleştirin.
  • Vücudunuzdan akıp elinizde toplanan o yoğun enerjinin suya sızdığını, suyun frekansıyla tamamen eşitlenip bütünleştiğini hissedin.
  • İçinizdeki bu gücün, suyu zihninizde hedeflediğiniz yöne doğru pürüzsüzce hareket ettirdiğini düşünün ve bu fiziksel hareketi gözünüzde çok güçlü bir şekilde hayal edin.
  • Su üzerinde bir girdap oluşturmak istiyorsanız, suyun içindeki avucunuzun tam ortasında güçlü bir psi ball (enerji topu) yapın ve bu yoğun enerji girdabı yardımıyla suyu kendi ekseni etrafında hızla döndürün.

Aerokinezi

Aerokinezi kavramı, köken olarak Yunancada hava anlamına gelen “aero” ve hareket anlamına gelen “kinezi” sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiştir. Kelime anlamı olarak “havanın hareketi” demek olsa da, enerji pratiklerindeki asıl karşılığı “havaya hükmetmek ve hava akımları üzerinde kontrol sağlamak” şeklindedir.

En yalın tanımıyla aerokinezi, telekinetik gücün tamamen hava elementini yönlendirmek amacıyla sahneye çıkarılmasıdır. Görünmez hava boşluğu üzerinde mutlak bir zihinsel hakimiyet kurarak havanın doğal hareketlerini, atmosferik olayları ve çevremizdeki tüm gazların yapısını kontrol etmek amaçlanır.

Aerokinezi ile neler yapılabilir?

  • Havadaki mevcut akımları zihin gücüyle kontrol ederek dilediğiniz yöne doğru yönlendirmek,
  • Rüzgar, hortum, girdap ve kasırga gibi güçlü doğa olaylarını sıfırdan oluşturmak ya da var olanları kontrol altına almak,
  • Havanın kaldırma kuvvetini ve basıncını manipüle ederek kendi bedeninizi havaya kaldırmak, yani uçmaktır.

Aerokinezi meditasyonu

Aerokinezi meditasyonu, havanın o hafif, özgür ve hırçın enerjisini tüm benliğinizde hissetmek, onunla hücresel boyutta bütünleşmek adına her gün düzenli olarak yapılması gereken çok özel bir zihinsel çalışmadır. Bu spritüal pratiğe her gün en az 30 dakika ayrılması önemle tavsiye edilir.

Aerokinezi meditasyonu nasıl yapılır:

  • Tamamen sessiz, dış uyaranlardan uzak ve kimsenin odağınızı bozmayacağından emin olduğunuz bir odaya geçip rahatça oturun ya da uzanın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Derin, sakin ve ritmik nefesler alıp vermeye başlayın. Ciğerlerinizdeki havayı her boşalttığınızda tüm kaslarınızın gevşediğini, hafiflediğini hissedin. Bedeninizin tamamen rahat hissedeceği o ana kadar sadece nefesinizin ritmine odaklanın.
  • Şimdi zihninizde uçsuz bucaksız gökyüzünü, bembeyaz bulutları ve etrafta şiddetle esen hırçın bir rüzgarı hayal edin.
  • Yavaş ve pürüzsüz bir şekilde ayaklarınızın yerden kesildiğini, gökyüzünün derinliklerine doğru özgürce uçtuğunuzu düşünün.
  • Yukarılara doğru yükselişiniz sürerken, havanın basınç değişimini bedeninizde ve içinize çektiğiniz her derin nefeste hücrelerinize kadar hissedin.
  • Gökyüzünün en üst katmanlarına ulaştığınızda bu hissiyatı maksimuma çıkarın. Gerçekten o kadar yüksekteymişsiniz gibi esen sert rüzgarı ve tatlı soğuğu yüzünüzde, teninizin her bir noktasında hissedin. Derin nefesler alarak o saf ve yoğun havanın içinize dolduğunu, tüm bedeninizi kapladığını düşünün.
  • Kendinizi gökyüzünün boşluğuna tamamen serbset bırakın; izin verin o hırçın rüzgarlar sizi dilediği yere doğru savursun. Gökyüzünde bulutların arasında ahenkle dans edin, havanın o özgür ruhu ile bir olun ve bu mükemmel hafiflik hissiyle dünyada özgürce savrulun.

Aerokinezi nasıl yapılır?

Aerokinezi uygulamalarında başarıya ulaşmak için, görünmez hava kütlesiyle tam bir zihinsel uyum yakalanmalı ve dışarıya salınan psişik enerjinin bilinciyle hava molekülleri istenen doğrultuda yönlendirilmelidir.

Adım adım aerokinezi nasıl yapılır:

  • Dışarıda belirgin bir rüzgarın veya hava akımının olduğu bir ortama geçip uzanın, oturun ya da ayakta durun.
  • Gözlerinizi yavaşça kapatın.
  • Etrafınızı saran o mükemmel hava akımını ve esintiyi tüm çıplaklığıyla bedeninizde hissedin.
  • Burnunuzdan çok derin nefesler alarak dışarıdaki o saf havayı vücudunuza tamamen doldurun.
  • Bedeninizin içinde dolaşan o kendi öz enerjinizin, içinize çektiğiniz bu hava molekülleriyle tamamen birleştiğini düşünün.
  • Nefesinizi yavaşça dışarı üflerken, hava ile harmanlanmış bu enerjinin dalgalar halinde etrafa yayıldığını ve dışarıdaki atmosfere pürüzsüzce karıştığını hayal edin.
  • Enerjiniz vasıtasıyla hava ile kurduğunuz bu güçlü bağı kullanarak, rüzgarın sizin iradenizle dilediğiniz yöne doğru esmesini ve hareket etmesini kalpten isteyin.

Aerokinezi hortum oluşturma

Aerokinezi yöntemiyle minik bir hortum var etmek için, farklı yönlerden gelen hava akımlarını zihin gücüyle çok yüksek hızlara ulaştırıp tam merkezde birbirleriyle çarpıştırmak gerekir.

Aerokinezi ile hortum nasıl oluşturulur:

  • Ayakta durarak kollarınızı iki yana doğru iyice açın.
  • Avuç içinizden ve parmak uçlarınızdan çıkan zihinsel enerjiyi sağa ve sola doğru geniş bir açıyla dağıtarak etraftaki havaya pürüzsüzce karıştırın.
  • Ellerinizden çıkan bu güvenden gelen enerjinin, çok uzak mesafelerden başlayarak hava akımlarını birbirine doğru hızla harekete geçirdiğini düşünün.
  • İki yana açık olan kollarınızı çok yavaş ve kontrollü bir biçimde birbirine doğru yaklaştırırken, havadaki o görünmez akımları da aynı doğrultuda merkeze doğru süpürdüğünüzü hayalinizde canlandırın.
  • Atmosferik şartların ve enerjinizin tamamen hazır olduğunu hissettiğiniz o an, kollarınızın yaklaşma hızını kademeli olarak artırarak havanın dönme ivmesini kontrol edin.
  • Hareketin son aşamasına geldiğinizde, ellerinizi tıpkı güçlü bir alkış yapar gibi hızlıca birbirine yapıştırın ve tam o saniyede, iki farklı yönden gelen devasa rüzgar dalgasının merkezde korkunç bir hızla çarpışarak spiralsi bir hortum oluşturduğunu düşünün.

Terrakinezi

Terrakinezi kavramı, köken olarak Latincede yerküre anlamına gelen “terra” ve Yunanca hareket anlamına gelen “kinezi” sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiştir. Kelime anlamı olarak “yerkürenin hareketi” demek olsa da, enerji pratiklerindeki asıl karşılığı “toprağa hükmetmek ve toprak elementini kontrol etmek” şeklindedir.

En yalın tanımıyla terrakinezi, telekinetik gücün tamamen toprak elementini yönlendirmek amacıyla sahneye çıkarılmasıdır. Yeryüzü üzerinde kurulacak güçlü bir zihinsel hakimiyet sayesinde toprağın yönünü tayin etmek, ona şekil vermek ve toprağın verimlilik yapısını kontrol etmek amaçlanır. Bu alt dal enerji dünyasında geokinezi ismiyle de anılmaktadır.

Terrakinezi ile neler yapılabilir?

  • Katı toprak kütlelerini ve taşları zihin gücüyle hareket ettirmek,
  • Toprağın yoğunluğunu manipüle ederek sertlik ya da yumuşaklık derecesini kontrol etmek,
  • Toprağın mineral yapısına etki ederek onun verimliliğini ve bereketini artırmaktır.

Terrakinezi meditasyonu

Terrakinezi meditasyonu, toprağın barındırdığı o köklü ve güçlü yaşam enerjisini tüm hücrelerinizde hissetmek, yerküreyle tam bir bağ kurmak adına her gün düzenli olarak yapılması gereken çok özel bir zihinsel çalışmadır. Bu spritüal pratiğe her gün en az 30 dakika ayrılması önemle tavsiye edilir.

Terrakinezi meditasyonu nasıl yapılır:

  • Tamamen sessiz, dış uyaranlardan uzak ve kimsenin odağınızı bozmayacağından emin olduğunuz bir odaya geçip rahatça oturun ya da uzanın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Derin, sakin ve ritmik nefesler alıp vermeye başlayın. Ciğerlerinizdeki havayı her boşalttığınızda tüm kaslarınızın gevşediğini, ağırlaştığını hissedin. Bedeninizin tamamen hafiflediği ve zihninizin sustuğu o ana kadar sadece nefesinizin ritmine odaklanın.
  • Şimdi zihninizde huzur dolu bir bahçeyi, balta girmemiş bir ormanı ya da sizi içsel olarak en çok sarsacak güçte, uçsuz bucaksız verimli bir toprak arazisini hayal edin.
  • Zihninizde tüm kıyafetlerinizden arınmış bir halde bu geniş arazide yürümeye başladığınızı canlandırın. Çıplak ayaklarınızla bastığınız her adımda toprak ananın o kadim hayat enerjisini tabanlarınızdan yukarıya doğru hissedin.
  • Şimdi toprağın üzerine boylu boyunca uzanın. Toprakla temas eden sırtınızdan, kollarınızdan ve bacaklarınızdan yeryüzünün derinliklerine doğru güçlü kökler saldığınızı imgeleyin. Bu kökler vasıtasıyla yerkürenin o devasa enerjisini çok daha derinden algılamaya çalışın.
  • Yerküreyle aranızdaki o görünmez bağlantının tamamen kurulduğunu hissettiğiniz an, altınızdaki toprağın usulca yarılarak sizi kendi şefkatli sinesine, içine doğru aldığını hayal edin.
  • Fiziksel bedeninizin çözülerek yerkürenin tamamına bir toz gibi yayıldığını, toprağın üzerinde nefes alan tüm bitkilere ve canlılara kendi özünüzle hayat aşıladığınızı düşünerek toprakla bütünleşin.

Terrakinezi nasıl yapılır?

Terrakinezi uygulamalarında başarıya ulaşmak için, toprak elementiyle tam bir frekans uyumu yakalanmalı ve yerkürenin o köklü yaşam enerjisi zihin gücüyle yönlendirilmelidir. Bu çalışmadaki en önemli kural, bedenin en az bir uzvunun toprakla doğrudan fiziksel bir temas halinde olmasıdır.

Adım adım terrakinezi nasıl yapılır:

  • Avuç içinizi önünüzde duran doğal toprağa sıkıca ve hissederek bastırın.
  • Gözlerinizi yavaşça kapatın.
  • Burnunuzdan derin nefesler alarak toprağın o kendine has, kadim kokusunu ciğerlerinize çekin.
  • Aldığınız her nefeste, toprağın bağrından gelen o saf yaşam enerjisini içinize çektiğinizi ve bu gücü gövdenizde depoladığınızı düşünün.
  • Şimdi ellerinizde biriken bu yoğun psişik enerjiyi, avuç içinizden toprağın derinliklerine doğru pürüzsüzce akıtarak toprağın kendi enerjisine karıştırın.
  • Toprağın ya da üzerindeki taşın ne yapmasını, nasıl şekil almasını istiyorsanız (hareket etmesi, bitkinin hızla filizlenmesi vs.) o senaryonun tam o an gerçekleştiğini güçlü bir şekilde hayal edin.

Elektrokinezi

Elektrokinezi kavramı, köken olarak Yunancada elektrik anlamına gelen “elektro” ve hareket anlamına gelen “kinezi” sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiştir. Kelime anlamı olarak “elektriğin hareketi” demek olsa da, pratik kullanımdaki asıl karşılığı “elektrik akımlarını ve enerjiyi kontrol etmek” şeklindedir.

En yalın tanımıyla elektrokinezi, telekinetik gücün tamamen elektrik akımları ve elektronlar üzerinde hakimiyet kurmak amacıyla sahneye çıkarılmasıdır. Maddenin en küçük parçası olan elektronların hareketlerini yönlendirmek ve genel anlamda tüm elektriksel enerjiyi yönetmek amaçlanır.

Elektrokinezi ile neler yapılabilir?

  • Mevcut bir elektrik akımını zihin gücüyle yönlendirerek akışın yönünü değiştirmek,
  • Elektrik enerjisiyle çalışan tüm teknolojik ve elektronik aletleri uzaktan yönetmek,
  • Uygun zihinsel ve fiziksel ortamlarda elektriksel gücü kendi bedeninizde depolamaktır.

Elektrokinezi meditasyonu

Elektrokinezi meditasyonu, elektrik akımının o dinamik, hızlı ve sarsıcı frekansını tüm benliğinizde hissetmek, onunla hücresel boyutta bütünleşmek adına her gün düzenli olarak yapılması gereken çok özel bir zihinsel çalışmadır. Bu spritüal pratiğe her gün en az 30 dakika ayrılması önemle tavsiye edilir.

Elektrokinezi meditasyonu nasıl yapılır:

  • Tamamen sessiz, dış uyaranlardan uzak ve kimsenin odağınızı bozmayacağından emin olduğunuz bir odaya geçip rahatça oturun ya da uzanın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Derin, sakin ve ritmik nefesler alıp vermeye başlayın. Ciğerlerinizdeki havayı her boşalttığınızda tüm kaslarınızın gevşediğini, hafiflediğini hissedin. Bedeninizin tamamen rahat hissedeceği o ana kadar sadece nefesinizin ritmine odaklanın.
  • Şimdi zihninizde gökyüzünün zifiri karanlığa büründüğü devasa bir fırtına dünyası hayal edin. Yeryüzünün her karışına devasa yıldırımlar düşüyor, gökyüzünde durmaksızın mavi ve mor şimşekler çakıyor. Atmosferi tamamen kuşatan o muazzam ışık patlamalarını görün ve kulakları sağır eden gök gürültüsünü tam yanı başınızdaymış gibi duymaya çalışın.
  • Havayı ve tüm atmosferi saran o yoğun statik elektriği teninizin her bir noktasında hissedin.
  • Tam başınızın üzerine gökyüzünden devasa yıldırımların düştüğünü hayal edin. Vücudunuza çarpan her yıldırımda bedeninizin yüksek bir frekansla titrediğini ve bu muazzam elektriği bir pil gibi içinizde toplayıp depoladığınızı canlandırın.
  • İçinizde biriken bu saf elektriği artık taşıyamayacağınız, dayanamayacağınız o tepe noktasına ulaştığınızda, aniden vücudunuzun muazzam bir ışık patlamasıyla infilak ettiğini ve gökyüzüne savrulduğunu düşünün.
  • Atmosfere yayılan her bir zerrenizin saf birer elektrik akımına dönüştüğünü ve yeryüzünün farklı bölgelerine çakan güçlü yıldırımlar olarak düştüğünü hayal ederek elektrikle bütünleşin.

Elektrokinezi nasıl yapılır?

Elektrokinezi uygulamalarını hayata geçirmek için elektrik elementiyle tam bir zihinsel bağ kurulmalıdır. Ancak diğer kinezi dallarından farklı olarak, elektriği dış dünyadaki prizler veya kablolar vasıtasıyla güvenli yollarla deneyimleme şansımız kısıtlı olduğundan dolayı; bu çalışmada doğrudan kendi bedeninizin içinde acı veren, iğneleyici karıncalanmalar ve statik elektrik akımları hissetmeye çalışmak ilk aşama için tamamen yeterlidir.

Adım adım elektrokinezi nasıl yapılır:

  • Gözlerinizi kapatın ve derin, sakin nefesler alıp vererek tüm zihninizi ve kaslarınızı gevşetin.
  • Bedeninizin tam merkezinden başlayarak dışarıya, derinize doğru taşan o hareketli statik elektriği ve çıtırtıları hissedin.
  • Elinizi, üzerinde kontrol sağlamak istediğiniz elektronik veya metal maddeye doğru doğrultun ya da doğrudan dokunun.
  • Şayet elektriği kontrol etmek veya bir nesnede depolamak istiyorsanız; bedeninizde biriken elektriğin parmak uçlarınızdan şimşek gibi fırlayıp isteğinizi yerine getirdiğini imgeleyin. Eğer bir elektronik aleti uzaktan kapatmak ya da oradaki enerjiyi kendinize çekmek istiyorsanız; o aletin içindeki tüm elektriğin bir nehir gibi elinizden içeri süzülerek kendi bedeninize girdiğini hayalinizde canlandırın.

Elektrokinezi manyetik alan oluşturma

  • Ellerinizi tıpkı güçlü bir alkış yapacakmış gibi, avuç içleri tamamen birbirine bakacak şekilde göğüs hizanızda birleştirin.
  • İki avucunuzun arasında yaklaşık 30 cm kadar bir boşluk kalacak şekilde ellerinizi yavaşça iki yana doğru açın ve tekrar ortada birleştirme hareketini yapın.
  • Bu açma ve kapama hareketine hiç durmadan devam edin ve ellerinizin hareket hızını kademeli olarak gittikçe artırmaya başlayın.
  • İki avucunuzun tam arasındaki o boşlukta yoğun, esnek ve oldukça güçlü bir fiziksel baskı, bir direnç hissedene kadar bu hızlı hareketi sürdürün.
  • Elleriniz arasında adeta görünmez bir balon varmış gibi, avuçlarınızı birbirine değdirmenizi engelleyecek kadar güçlü bir hava basıncı ve itme kuvveti hissedin.
  • En son aşamada, ellerinizin arasındaki bu yoğun basıncın içine zihninizde minik karıncalanmalar, elektrik çıtırtıları ve hafif iğneleyici bir acı hissi ekleyerek elektrik yüklü, somut bir manyetik alanı ellerinizin arasında var edin.

Elektrokinezi ampul yakma

  • Elinizle sıradan bir ampulü duy kısmından ya da camından sıkıca kavrayın; eğer ampul sizden uzakta duruyorsa avuç içinizi tam ampulün hizasına gelecek şekilde doğrultun.
  • Bedeninizin en küçük hücresine kadar her noktasında hırçın bir elektrik enerjisinin ve yüksek voltajın dolaştığını hissedin.
  • Vücudunuzdaki bu tüm dağınık elektriği, bir jeneratör gibi tek bir merkezde toplayarak ampulü tuttuğunuz o elinize doğru hızla pompalayın.
  • Elinizin her bir noktasından, parmak uçlarınızdan çıkan mavi elektrik akımlarının şimşekler gibi fırlayıp ampulün kalbine çarptığını düşünün ve tam o saniyede ampulün içinin bembeyaz, parlak bir ışıkla güçlü bir şekilde yandığını hayal edin.
İlginizi Çekebilir;  3. Göz Nedir? Üçüncü Göz Nasıl Açılır? Belirtileri

Elektrokinezi ampul söndürme

  • Elinizle yanan bir ampulü kavrayın; eğer ampul sizden belirli bir mesafede duruyorsa avuç içinizi doğrudan ampule doğru hedef alın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın ve derinleşin.
  • Hem kendi bedeninizde dolaşan biyolojik enerjiyi hem de ampulün tellerinden akan o yapay elektrik akımını zihninizde hissedin.
  • Avuç içinizden ampulün içine doğru çok küçük miktarda, pürüzsüz bir elektrik enerjisi fırlatarak oradaki akımla kendi enerjinizi harmanlayın.
  • Ampul ile aranızda kurduğunuz bu enerjisel köprü ve görünmez bağ üzerinden, ampule dışarıdan ulaşan tüm elektrik akımını adeta bir vakum gibi kendi bedeninize doğru hızla çekmeye başlayın; bu enerji emilimi esnasında ampulün ışığının zayıflayarak tamamen söndüğünü hayalinizde canlandırın.

Biyokinezi

Biyokinezi kavramı, köken olarak Yunancada canlı anlamına gelen “biyo” ve hareket anlamına gelen “kinezi” sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiştir. Kelime anlamı olarak “canlı varlığın hareketi” demek olsa da, pratik kullanımdaki asıl karşılığı “canlı organizmayı ve bedeni kontrol etmek” şeklindedir.

En yalın tanımıyla biyokinezi, telekinetik gücün tamamen canlıların biyolojik yapısını yönlendirmek amacıyla sahneye çıkarılmasıdır. Buradaki ana hedef, canlılığın temel yaşam fonksiyonları üzerinde mutlak bir zihinsel hakimiyet kurarak fiziki yapı üzerinde dönüştürücü oynamalar yapmaktır.

Biyokinezi ile neler yapılabilir?

  • İnsan vücudunun doğal işlevlerini ve performansını maksimum seviyeye çıkarmak,
  • Biyolojik sistemlerin çalışma mekanizmasını zihin gücüyle yeniden düzenlemek,
  • İç organların yapısı ve faaliyetleri üzerinde doğrudan değişiklikler meydana getirmektir.

Eğer işi biraz daha detaylandırıp çok daha spesifik örnekler vermek gerekirse:

  • Vücuttaki yaraların ve kesiklerin iyileşme sürecini inanılmaz derecede hızlandırmak,
  • Akciğerlerin oksijen depolama kapasitesini artırmak,
  • Genetik kodlara müdahale ederek saç ve göz rengini tamamen değiştirmek,
  • Kemik gelişimini tetikleyerek boy uzatmak,
  • Metabolizmayı hızlandırıp zahmetsizce zayıflamak…

Biyokinezi meditasyonu

Biyokinezi meditasyonu, vücudunuzun barındırdığı o muazzam canlılık enerjisini en derin hücrelerinize kadar hissetmek ve kendi bedeniniz üzerinde kusursuz bir farkındalık yakalamak adına her gün düzenli olarak yapılması gereken çok özel bir zihinsel çalışmadır. Bu biyolojik pratiğe her gün en az 30 dakika ayrılması önemle tavsiye edilir.

  • Tamamen sessiz, dış uyaranlardan uzak ve kimsenin odağınızı bozmayacağından emin olduğunuz bir odaya geçip rahatça oturun ya da uzanın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Derin, sakin ve ritmik nefesler alıp vermeye başlayın. Ciğerlerinizdeki havayı her boşalttığınızda tüm kaslarınızın gevşediğini, ağırlaştığını hissedin. Bedeninizin tamamen hafiflediği ve zihninizin sustuğu o ana kadar sadece nefesinizin ritmine odaklanın.
  • Şimdi zihninizde sırasıyla bedeninizin içinde tıkır tıkır çalışan o muazzam sistemleri ve biyolojik mekanizmaları hissetmeye başlayın.
  • Burnunuzdan her nefes aldığınızda ciğerlerinize dolan o taze oksijen moleküllerinin, kan yoluyla en uçtaki hücrelerinize kadar nasıl birer birer dağıldığını hayalinizde canlandırın.
  • Gün içinde yediğiniz besinlerin sindirim sisteminizde izlediği o uzun yolu; parçalanıp, mikro elementlere ayrılarak tüm vücudunuza nasıl can ve enerji verdiğini imgeleyin.
  • Kendi bedeninizin içinde mikroskobik bir yolculuğa çıkmış gibi tüm iç organlarınızı tek tek ziyaret edin; onların durmaksızın, büyük bir uyumla çalışmasını zihninizde seyredin.
  • Organlarınızı, kas liflerinizi, vücudunuzdaki yağ dokularını, sizi ayakta tutan kemiklerinizi ve bedeninizi oluşturan her bir molekülü zihninizde en ince ayrıntısına kadar canlandırın. Damarlarınızda akan kanın o muazzam akışını hissedin, nehir gibi çağlayan sesini kulaklarınızda duymaya çalışın.
  • Bedeninizin dış yüzeyindeki her bir noktayı, sanki görünmez birisi teninize parmak uçlarıyla dokunuyormuş gibi pürüzsüzce hissetmeye odaklanın.

Biyokinezi nasıl yapılır?

Biyokinezi uygulamalarında başarıya ulaşabilmek için, kendi fiziksel bedeninizle ruhsal olarak tamamen bütünleşmeli ve vücudunuzun anatomik yapısı hakkında çok yüksek bir farkındalığa sahip olmalısınız. Bu yolda uygulayacağınız her bir çalışma, kusursuz ve çok güçlü bir hayal gücüyle gerçekleştirilecektir. Bedeninizde durmaksızın akan o saf yaşam enerjisinin farkına vararak zihninizde canlandırdığınız her senaryo, zamanla fiziksel vücudunuz üzerinde somut bir gerçeğe dönüşecektir.

Biyokinezi çalışmaları, elementleri etkileyen diğer kinezi dallarında olduğu gibi yaptığınız an ani ve gözle görülür bir değişiklik sunmaz. Aynı zihinsel çalışmanın her gün hiç aksatılmadan, büyük bir sabırla ve düzenli olarak tekrarlanması sonucunda, bedendeki o arzulanan değişiklikler milimetrik adımlarla ve yavaş yavaş kendini göstermeye başlayacaktır:

Adım adım biyokinezi nasıl yapılır:

  • Kendinizi en rahat hissettiğiniz bir pozisyonda koltuğa oturun ya da yatağa uzanın.
  • Gözlerinizi yavaşça kapatın.
  • Derin, sakin ve ritmik nefesler alıp verin. O an dünyada duyduğunuz tek şey kendi soluk alışverişinizin sesi, zihninizde düşündüğünüz tek şey ise sadece nefes almak olsun.
  • Tüm kaslarınızın tamamen gevşediğini ve ağırlaştığını hissedene kadar bu derin nefes egzersizine devam edin ve odağınızı asla bozmayın.
  • Zihniniz tamamen boşalıncaya ve tam olarak uyku ile uyanıklık arasındaki o gri geçiş koridoruna (rehavet evresine) geçinceye dek bu duruma bağlı kalın.
  • Şimdi ayak parmak uçlarınızdan başlayarak tüm bedeninizi zihninizde bir heykel gibi parça parça hayal edin. Var ettiğiniz her bir uzvunuzda kendi etinizi ve kemiğinizi bizzat hissedin.
  • Vücudunuzun neresinde, hangi bölgesinde nasıl bir değişiklik yapmak istiyorsanız (örneğin bir yaranın kapanması gibi) o değişimin şu an pürüzsüzce gerçekleştiğini hayal edin ve bu hücresel yenilenmeyi bedeninizde gerçekten hissedin.

Biyokinezi göz rengi değiştirme

  • Büyükçe bir aynanın tam karşısına geçip rahatça oturun.
  • Dış dünyayla bağınızı koparıp tamamen odaklanana kadar, aynadaki kendi gözlerinizin tam içine, iris tabakanıza dik dikkatlice bakın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Şimdi kendinizi aynanın karşısında, gözlerinizin içine bakarken zihninizde canlandırın.
  • Nefesinizi 5-10 saniye kadar göğsünüzde tutarak bedeninizde biriken o yoğun psişik enerjiyi hissedin.
  • Bedeninizdeki bu saf enerjiyi, gözlerinizin hangi renge (örneğin yeşile ya da maviye) dönmesini istiyorsanız tam o rengin frekansında, parlak bir ışık olarak hayal edin.
  • Göğsünüzde toplanan bu renkli enerjinin bir nehir gibi yukarı doğru akarak göz bebeklerinize ulaştığını ve oradaki pigmentlerin rengini tamamen değiştirdiğini düşünün.
  • Bu yoğun enerji gözlerinizin rengini moleküler düzeyde dönüştürürken, aynaya baktığınızda gördüğünüz o rengin de zihninizde yavaş yavaş değiştiğini en ince detayına kadar canlandırın.

Biyokinezi saç rengi değiştirme

  • Gözlerinizi kapatın ve derin, sakin nefesler alıp vererek zihninizi tamamen susturun.
  • Birkaç saniye boyunca nefesinizi tutarak tüm vücudunuzda çağlayan o güçlü yaşam enerjisini hissedin.
  • İçinizdeki bu enerjinin, saçınıza uygulamak istediğiniz o yeni rengin (örneğin sarı, kızıl ya da siyah) tonuna ve frekansına dönüştüğünü imgeleyin.
  • Bu renkli enerjinin tamamını bir merkezde toplar gibi başınızın tepe noktasında yoğunlaştırın.
  • Saç derinizdeki köklerden başlayarak, enerjinin saç telleriniz boyunca uçlara doğru nasıl yayıldığını ve saç renginizi adım adım nasıl değiştirdiğini çok güçlü bir şekilde hayal edin.

Biyokinezi boy uzatma

  • Düz bir zemine veya yatağa yüzüstü ya da sırtüstü olacak şekilde rahatça uzanın.
  • Kollarınızı başınızın arkasına doğru düz bir hat halinde iyice uzatın.
  • Gözlerinizi kapatın; derin ve ritmik nefesler alıp vererek tüm bedeninizi gevşemeye bırakın.
  • Birkaç saniye boyunca nefesinizi göğsünüzde hapsederek damarlarınızdaki o hırçın enerjiyi hissedin.
  • Burnunuzdan aldığınız her derin nefeste, bu enerjinin omurganız boyunca, bacaklarınıza ve eklemlerinize giderek kemiklerinizi milim milim nasıl esnettiğini, bedeninizi boylu boyunca nasıl uzattığını hayal edin ve bu fiziksel uzamayı bizzat hissedin.

Biyokinezi zayıflama

  • Kendinizi en rahat hissettiğiniz pozisyonda oturun ya da boylu boyunca uzanın.
  • Gözlerinizi yavaşça kapatın.
  • Kendinizi, lavların çok uzakta, derinlerde kaldığı devasa ve güvenli bir yanardağın yamacında tek başınıza dururken hayal edin.
  • Şimdi o yamacın kenarından aşağıya, boşluğa doğru kendinizi bırakın. Bu düşüş sahnesini zihninizde adeta ağır çekimdeymiş gibi, oldukça yavaş bir şekilde canlandırın.
  • Aşağıdaki lavların sıcaklığına yaklaştıkça, havanın ısındığını ve bedeninizin gözeneklerinden yavaş yavaş terler süzüldüğünü hissedin. Zihniniz vücudunuza öyle bir sinyal göndersin ki, gerçek fiziksel bedeniniz yatakta terlemeye başlayana kadar bu sıcaklık imgelemesine devam edin.
  • Terleme eylemini başardıktan sonra, vücudunuzdaki fazla ve gereksiz dokuların, yağ katmanlarının bu yoğun ısı karşısında parça parça erimeye başladığını hayal edin ve bu hafiflemeyi bizzat hissedin.
  • Bu güçlü canlandırmaları sürdürürken, bedeninizin adeta bir kuş tüyü gibi hafiflediğini, tüm fazla yağların eriyip vücudunuzu terk ettiğini derinlemesine düşünün.

Biyokinezi burun küçültme

  • Rahat bir koltuğa oturun ya da arkanıza yaslanarak uzanın.
  • Gözlerinizi usulca kapatın.
  • Elinizin işaret ve baş parmağıyla burnunuzu kökünden ucuna kadar çok narin, baskı uygulamayacak bir biçimde kavrayın.
  • Birkaç saniye boyunca nefesinizi tutarak tüm gövdenizde akan o gizli biyolojik enerjiyi hissedin.
  • Bedeninizdeki bu tüm enerjiyi kollarınızdan aşağıya akıtarak, burnunuzu tuttuğunuz o elinizde ve doğrudan burun kemiğinizde toplayın.
  • Elinizde biriken bu yoğun ve şifalı gücün, parmak uçlarınızdan burnunuzun dokusuna pürüzsüzce aktığını düşünün.
  • Burnunuza sızan bu enerjinin, oradaki kıkırdak ve kemik yapısını eritip şekillendirerek tam da hayal ettiğiniz o küçük, estetik ve kusursuz forma getirdiğini en ince ayrıntısına kadar gözünüzde canlandırın.

Telekinezi teknikleri

Telekinezi teknikleri, aslında uygulama esnasında zihninizde neyi, nasıl canlandırdığınız ve hayal ettiğinizle alakalıdır. Tekniklerin kendi aralarında işlevsel veya mekanik olarak hiçbir üstünlüğü ya da farkı bulunmaz. Önemli olan, uygulama yaparken sizin içsel özgüveninizi artıran, size kendinizi güçlü hissettiren, eğlenceli ve zevk veren herhangi bir yöntemi seçip uygulamanızdır.

Telekinezi teknik oluşturma

Kendi hayal gücünüze ve yapınıza en uygun telekinezi tekniğini var ederken şu adımları izleyebilirsiniz:

  • Enerjinin yapısı: İçinizde biriken o psişik gücün hangi renkte (örneğin parlak mavi, neon yeşil) ve ne şekilde (akışkan bir sıvı, yoğun bir duman, elektrik akımı vb.) olacağını zihninizde netleştirirsiniz.
  • Enerjinin çıkışı: Bu gücün bedeninizden tam olarak nereden ve nasıl tahliye olacağını belirlersiniz. Enerjiyi vücudunuza kopmaz bir ip gibi bağlı mı hayal edeceksiniz, yoksa bir top atışı gibi kesik kesik dalgalar halinde mi püskürteceksiniz; buna karar verirsiniz.
  • Maddenin değişimi: Gönderdiğiniz bu gücün, hedef aldığınız nesne üzerinde nasıl bir fiziksel etki yaratacağını canlandırırsınız. Örneğin, bir cismi havaya uçurmak istiyorsanız; ya onun içindeki kütle enerjisini kendinize çekip nesneyi tamamen hafiflettiğinizi ya da ellerinizden çıkan enerjiyi bir vinç halatı gibi nesneye bağlayıp yukarı çektiğinizi hayal edebilirsiniz.

İşin aslı; enerjiyi tüm benliğinizle hissetmeniz, onun hedefe ulaştığını ve orada arzuladığınız o değişimi başlattığını düşünmeniz bu deneyim için tamamen yeterlidir. Tekniklerin içinde yer alan diğer tüm ufak detayları kendi hayal dünyanıza göre dilediğiniz gibi eğip bükebilirsiniz.

Telekinezi nasıl geliştirilir?

Telekinetik gücü bir üst seviyeye taşımak ve geliştirmek, attığınız her yeni adımda kendinizi daha zorlayıcı antrenmanlara tabi tutarak elde edebileceğiniz uzun vadeli bir kazanımdır. Her gün hiç aksatmadan psi wheel ve psi ball egzersizlerini yapmaya devam etmenin yanı sıra, günlük hayatınızda karşınıza çıkan hafif nesneler (pipet, kağıt mendil, pinpon topu gibi) üzerinde sürekli olarak zihin pratikleri yapmalısınız.

Yaptığınız bu sabit çalışmaları zaman içinde ya süre olarak uzatmalı ya da yapı olarak zorlaştırmalısınız. Örneğin; psi wheel çalışmasını normalde iki elinizi çarkın etrafına siper ederek yapıyorsanız, bir süre sonra tek elinizi kullanmaya başlamalı, daha sonra ellerinizi tamamen devre dışı bırakıp sadece gözlerinizle odaklanarak döndürmeyi denemelisiniz. Bunları başardıkça kağıdın boyutunu büyütebilir, daha ağır materyaller seçebilir ya da düzeneğin üzerine şeffaf bir cam kase kapatarak hava akımının tamamen kesildiği kapalı ortamlarda çalışmalarınızı sürdürebilirsiniz.

Telekineziyi gerçekleştirirken zihne en büyük desteği veren odaklanma becerisi ve güçlü hayal gücü, bu süreçte hayati birer rol oynasa da bunlar için harici, apayrı bir antrenman programı yapmanıza gerek yoktur. Siz telekinezi pratiği yaparken tam olarak neyle meşgul olduğunuzun, enerjiyi nasıl yönlendirdiğinizin farkında olursanız; odaklanma süreniz de hayal gücünüzün kalitesi de zamanla kendiliğinden tavan yapacaktır.

Önemli İpucu: Zihninde görsel canlandırma yapamayan, yani afantazi (hayal edememe rahatsızlığı) durumuna sahip olan kişiler bu süreçte asla karamsarlığa kapılmamalıdır. Bu yapıdaki kişiler rüyayı veya enerjiyi gözlerinin önünde “görselleştirmeye” çalışmak yerine; doğrudan enerjinin akış hissiyatına, sıcaklığına ve maddenin üzerindeki o somut baskı hissine yoğunlaşırlarsa, çalışmalarında hiçbir eksiklik veya gerileme hissetmeyeceklerdir.

Sıkça sorulan sorular

Telekinezi dünyası ve madde kontrolüyle ilgili zihinleri meşgul eden, en çok merak edilen soruların yanıtlarını bir araya getirdik. Eğer senin de buralarda cevabını bulamadığın apayrı bir sorun olursa, bize yorum bırakarak en kısa sürede yanıtına ulaşabilirsin:

Telekinezi gerçek mi, bilimsel mi?

Telekinezinin nesnel olarak gerçek olup olmadığı konusu günümüzde hala gizemini korumaktadır. Laboratuvar ortamlarında yürütülen bilimsel deneyler ne yazık ki her zaman tutarlı, kesin ve tekrarlanabilir sonuçlar ortaya koyamamaktadır. Pozitif bilimin sınırları dışında kalan ve “fizik ötesi” (metafizik) olarak nitelendirilen bu tarz bir gücün, günümüzün mevcut bilimsel ölçüm araçlarıyla kesin olarak tespit edilmesi şu an için pek mümkün görünmemektedir.

Telekineziyi herkes yapabilir mi?

Teorik olarak dünyadaki her canlı varlığın içinde telekinezi yapabilme potansiyeli ve gizli bir enerjisi mevcuttur. Ancak bu gücün nasıl serbest bırakılacağını öğrenmeyen, zihnini bu yönde eğitmeyen ve düzenli pratik yapmayan insanların günlük hayatta bilinçli bir şekilde telekinezi yapabilmesi olanaksızdır.

Telekineziye nasıl başlanır?

Bu yolculuğa, zihninize en yakın hissettiğiniz herhangi bir temel egzersizi (örneğin psi wheel) hayatınıza dahil ederek başlayabilirsiniz. Ancak çok daha verimli ve sağlam bir ilerleme kaydetmek istiyorsanız; öncelikle bu alanın teorik altyapısına hakim olmak adına derinlemesine araştırmalar yapmalı, temel enerji çalışmalarını iyice öğrenip uygulamalı ve ardından asıl uzmanlaşmak istediğiniz kinezi dalı üzerine yoğunlaşmalısınız.

Telekinezi ne kadar sürede yapılır?

Telekinetik bir etkinin somut olarak ortaya çıkması, tamamen o an kurduğunuz hayalin zihninizi işgal ettiği süreyle sınırlıdır; bu durum da çoğunlukla sadece birkaç saniyelik kısa bir anı kapsar. Ancak çalışmalarınızda istikrar sağlayıp, maddeler üzerinde net bir hareket ya da fiziksel değişim yaratacak ustalık seviyesine gelmek birkaç ayınızı, hatta yıllarınızı alabilir. Hedeflediğiniz çalışmanın büyüklüğüne göre bu süreç koskoca bir ömür boyu da sürebilmektedir.

Rüyada telekinezi yapmak ne anlama gelir?

Rüyada hiç dokunmadan nesneleri hareket ettirdiğinizi görmek, telekinezi kavramının ve bu konudaki arzularınızın bilinçaltınızda (bilinçdışınızda) oldukça geniş bir yer kapladığını ve bu potansiyelin hayatınızın bir parçası haline geldiğini gösterir. Bunun ötesinde mistik veya kehanet dolu özel bir anlamı bulunmamaktadır.

Yorum yapın