Fatih Sultan Mehmet’in Nutku

Ey benim namlı, şerefli, sadık emirlerim! İyi bilirsiniz ki üstünde durduğumuz şu memleket ve maliki olduğumuz devlet, nice müşkil muharebe ve mücahedeler sonunda, ecdadımız tarafından kazanılmış ve sonunda bize nasib olmuştur.

Diyar-ı Rûm’a az zamanda sahip olan ecdadımız, Allah ‘m azamet ve kudretine, peygamberimiz Hazreti Muhammedin imdad-ı ruhaniyesine sığınarak, bütün As­ya ve Avrupa’da her diledikleri cengi kazanmışlardır…

Bugün sizlere derim ki:

Canını feda etmeyen âşık vuslata nail olamaz. Nice kanlar döküldü. Nice yara­lar açıldı. Nice dullar, yetimler gözlerinden matem yaşları akıttı. Nice âh u figan­lar ulu katlara yükseldi… Ama bu sayede nice müstahkem kaleler alındı. Nice en­gin dereler, coşkun geçitler, ırmaklar, nice yalçın kayalar arası derbentler, nice sarp dağlar aşıldı. Kaç geceler uykusuz, kaç günler istirahatsiz geçildi.

Göğüslerine uzanan düşman kargılarını kıran ecdadımız, ihmal ve tembellik ne idüğünü bilmediler. Zaman oldu ki talih, kendilerinden yüz çevirdi ama istik­balden ümit kesmediler. Düşmanı hâk ile yeksan edinceye kadar azim ve îmanla çalıştılar. Hangi iş, kendilerine mümkün görünüyor, onu yapmak için hemen ha­reket ederlerdi. Arzuları önünde seferin güçlüğünü, mesafelerin uzaklığını dü­şünmezlerdi. Zira nefislerine ve ulu himmetlerine güvenleri tam idi.

Şimdi bizlere düşen nedir?

Fena mirasyediler gibi elimizdeki mülkü çürütecek miyiz? Eslâfımızın bunca eserlerini mahv u perişan mı edeceğiz? Ola mı bu?

Yiğitlerim ve beylerim! Bilesiniz ki, İstanbul’u almak bize emrolunmuştur ve kısmettir. İçimizde beslenen bu büyük emeli bugün işte açığa vururuz. Şu İstan­bul şehri bugün iki yakamız arasında bir engeldir. Ve en güzel cihan payitahtı ol­maya namzettir. Hâlihazırda oraya güven olmaz. İhmaller ile köhne bir şehir ol­muştur. Arazisi bahçe ve otlaktan ibaret, evleri viran, surları yıkık haldedir.

Cennetmekân büyük dedem Yıldırım Beyazid Han’ı ve babam hakanı türlü müşküllere sokup, fitneler ile devletimizi dağıtan Bizans hükümetinin son günle­ri gelmiştir. Kral Konstantin ‘in fırsat buldukça yaptığı kötülükleri artık bitirme­ye azmettim. Sizlerin de fikir ve himmetlerinizin benimki gibi olduğundan şüphe etmem.

Binaenaleyh vakit zayi etmeden hemen cenk hazırlığı başlasın! Sefer meşak­katleri göze alınsın! Donanma takviye olunsun! Toplar döktürülsün! Boğaz yaka­sında hisarlar inşa olunsun! Çoğu babamın yadigârı olan siz vezirlerime, siz paşa­larıma, beylerime, ağalarıma sonsuz itimadım vardır!

Bu Konstantaniyye’yi alıp diyar-ı İslâm eylemek ve Allah’ın yardım ve inayet­leri ile Konstantin’i def eylemek İlâhi emelimizdir,

Gayret bizden ve zafere ulaştırmak ulu Tanrı’dandır.

(Amasya Müverrihi, O. Fevzi Olcay’dan)

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 16 Mart 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın