Bırakın Güneş Işığı İçeri Girsin (Makale Örneği)

BIRAKIN GÜNEŞ IŞIĞI İÇERİ GİRSİN

Güneş ışığı insanlar için sadece bir enerji kaynağı değil. Örneğin mimarlar için projelerinde yeni boşluklar ve alanlar kazandıran bir tasarım aracı. Gün ışığının en verimli kullanıldığı bina tasarımlarının birçok avantajı var. Güneş ışığından etkin bir şekilde yararlanmanın, enerji maliyetlerinin düşmesine neden olan ekonomik kazanımların yanı sıra insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu da biliniyor.

Aydınlatma normal bir binanın toplam enerji tüketimin ortalama %25-%40’ından sorumlu. Bu nedenle güneş ışığının aydınlatma ve ısıtma özelliklerinden daha fazla yararlanılan

binalar sayesinde enerji tasarrufu belirgin şekilde artabilir. Ancak aşırı ısınma, Güneş’ten gelen enerjinin değişken olması, parlama, şeffaf malzemelerin kullanılması gerektiği için ortaya çıkan mahremiyet problemi gibi sorunlar nedeniyle, binalar tasarlanırken güneş ışığının doğru bir şekilde kullanılması hayli önemli. Ancak güneş ışığının insanlar üzerinde başka fizyolojik ve psikolojik olumlu etkileri de var. Örneğin güneş ışığı vücutta D vitamininin salgılanması için gerekli temel bir bileşen. Özellikle dalga boyu 280-315 nanometre aralığında değişen morötesi ışık (UVB) deri hücrelerinde D vitamini üretilmesini sağlar. Vücudun kalsiyum metabolizması üzerinde düzenleyici etkisi olan D vitamini, sinir sisteminin işlevini normal bir şekilde devam ettirebilmesi ve kemik gelişimi için gereklidir. Işık gün içinde dikkati ve verimliliği artırır. Ayrıca çeşitli deri hastalıklarının ve depresyonun özellikle kış depresyonunun tedavisinde kullanılır.

(…)

Vücudumuzdaki fizyolojik, psikolojik ve davranışsal birçok süreç, örneğin uyku-uyanıklık döngüsü, vücut sıcaklığı, kan basıncı, hormonların salgılanma düzeni doğal aydınlık-karanlık döngüsüne göre düzenlenir. Örneğin vücut sıcaklığı, kortizol hormonu seviyesi ve kan basıncı gün içinde yükselirken gece saatlerinde düşer. Yaklaşık 24 saatlik zaman aralıklarını takip eden bu süreçler günlük ritim olarak adlandırılır ve vücudumuzdaki biyolojik saat adı verilen bir iç mekanizma tarafından düzenlenir.

Araştırmalar sadece doğal ışığa maruz kalındığında biyolojik saatimizin Güneş’in doğuşu ve batışıyla tam anlamıyla eşzamanlı olduğunu gösteriyor. Çevremizdeki binalar nedeniyle gün içinde daha az güneş ışığına maruz kalıyoruz, Güneş battıktan sonra yapay aydınlatma kullanılması da vücudun günlük ritmini etkileyerek özellikle uyku düzeni üzerinde önemli değişikliklere sebep oluyor. Bunun nedeni doğal ışığın biyolojik saatimizin ayarlanmasında en belirleyici etken olması. Sadece doğal ışığa maruz kalan insanların biyolojik saatleri ve günlük ritimleri arasında daha az bireysel farklılık görülürken, yapay ışığa daha fazla maruz kalmak insanların günlük ritimleri arasındaki bireysel farklılıkların daha belirgin olmasına yol açıyor. Bu nedenle doğal ışıkla etkileşimin artması, günlük ritimdeki dengesizliklerin yol açtığı fizyolojik ve bilişsel problemlerinin azalmasına yardımcı olabilir.

Araştırmalar doğal ışığın çalışanların ve öğrencilerin üretkenliğini ve verimliliğini etkileyen önemli bir faktör olduğunu gösteriyor. Haziran ayında Journal of Clini-cal Sleep Medicine (Cörnıl of Klinikıl Slip Medisın) dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, daha fazla güneş ışığı alan işyerlerinde çalışanların fiziksel etkinliklerinin, uyku kalitelerinin ve sürelerinin, dolayısıyla yaşam kalitelerinin, iş yerlerinde daha az güneş ışığına maruz kalan çalışanlara göre daha yüksek olduğunu belirledi. Araştırmada çalışma saatleri içinde doğal ışığa maruz kalan çalışanların, çalışma alanlarında pencere olmayan çalışanlara göre her gece ortalama 46 dakika daha fazla uyuduğu anlaşıldı. Yapay aydınlatmalarla aydınlatılan işyerlerinde çalışanların uyku kalitesinin ve veriminin daha düşük olduğu, daha fazla uyku bozukluğu problemi yaşadıkları belirlendi. Benzer bir durum öğrencilerin akademik başarıları için de geçerli. Sınıfların konumu, güneş ışığından ne kadar yararlanıldığı, gürültü, hava kalitesi gibi koşullar öğrencilerin matematik ve okuma yazma becerilerindeki başarılarını %25 oranında etkiliyor. Bu nedenle yaşam alanları tasarlanırken, güneş ışığının sadece enerji tasarrufu için bir araç olarak görülmeyip doğal ışığın bu mekânlarda yaşayan insanların fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerekiyor. Ancak akşamları ışığa maruz kalmak vücudun günlük ritmini olumsuz etkiliyor. Beyindeki epifiz bezinden salgılanan melatonin, uyku-uyanıklık döngüsünü ve vücudun günlük ritmini düzenleyen hormondur. Karanlıkta üretimi artar, ışık ise melatonin hormonunun salgılanmasını engeller. Akşam saatlerinde kullanılan yapay aydınlatmalar doğal karanlık-aydınlık döngüsünü ve melatonin hormonunun salgılanma düzenini değiştirdiği için günlük ritimde bazı bozukluklar ortaya çıkar. Bu bozuklukların çeşitli hastalıklarla (örneğin kanser, diyabet, kalp hastalıkları, obezite) ilişkili olduğunu gösteren araştırmalar var.

Şehirlerde hayatımızın büyük bölümü binalar içinde geçiyor. Bu nedenle doğal ışığın fizyolojik ve psikolojik olumlu etkilerinden daha az yararlanabiliyoruz. Biyolojik saatimizin binlerce yılda doğal ışığa sağladığı uyum, penceresiz yaşam ve çalışma ortamları, vardiyalı çalışma saatleri gibi etkenler nedeniyle bozuluyor. Uyku bozukluklarının temel nedeni olan bu değişim, günümüzde birçok insanın muzdarip olduğu obezite, diyabet, felç, depresyon ve kalp hastalıkları riskini artırıyor. Doğal ışıkla olan etkileşimimizi artırmak bu sorunların çözümü için hayli basit ve etkili bir yol.

Tuba Sarıgül, Bilim ve Teknik, Eylül 2014

(Kısaltılmıştır.)

Kaynaklar

• Stevens, R. G. vd., “Adverse Health Effects of Nighttime Lighting, Comments on American Medical Association Policy Statement”, American Journal of Preventive Medicine, Cilt 45, Sayı 3, 2013, s. 343.
• http://learn.genetics.utah.edu/conte…ce/clockgenes/ (Ağustos 2014)
• http://www.health.harvard.edu/newsle…tter/2012/May/ blue-light-has-a-dark-side/ (Ağustos 2014)
• Wright, K. P. vd., “Entrainment of the Human Circadian Clock to the Natural Light-Dark Cyde”, Current Biology, Cilt 23, s. 1154, 2013.
• Boubekri, M. vd., “Impact of windows and daylight exposure on overall health and sleep quality of office workers: a case-control pilot study”, Journal of Clinical Sleep Medicine, Cilt 10, Sayı 6, s. 603, 2014.
• Mclntyre, I. M. vd., “Human melatonin suppression by light is intensity depen-dent”, Journal of Pineal Research, Cilt 6, Sayı 2, s. 149, 1989.
• Czeisler, C. A., “Perspective: Casting light on sleep deficiency”, Nature, Cilt: 497, Sayı 7450, s. 13, 2013.

Metinde Geçen Kelimeler:

tasarruf:
 Tutumlu olma, artırma, biriktirme.
mahremiyet: Gizlilik.
metabolizma: Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.
depresyon: Bunalım.
hormon: İç salgı bezlerinden kana geçen ve organların işlemesini düzenleyen adrenalin, insülin, tiroksin vb. fizyolojik etkisi olan maddelerin genel adı.
bilişsel: Bilişle ilgili, zekânın işleyişiyle ilgili.
epifiz: Omurgalıların beyninde yer alan mercimek tanesi büyüklüğünde bir bez.
melatonin: İnsan beyninde salgılanan ve vücudun uyku düzeninin korunmasında yardımcı olan bir tür hormon.
obezite: Çok şişmanlık.
diyabet: Şeker hastalığı.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 1 Ağustos 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın