Kurban-Kemal Bilbaşar

Köyün yamacından motor sesi duyulunca kahvedekilerde bir kaynaşma oldu, hepsi dışarıya uğradılar.

“Mücde Halil Ağam, aha, senin dört beygirli varıyo!.” diye bağırdı uzaktan köyün sığırtmacı.

Halil Ağa, elindeki teşbihi şakırdatarak, kahvenin sundurması üzerinden oğluna seslendi.

“Murat, şu hayvana bi’ su içir sevabına.. Susuz gurbarı idersez ruzumahşerde davacı olu’ bizden.” dedi.

Oğlu, kahvecinin kirli fincanları içinde yıkadığı kovayı aldı, telve kokan suyu kahvenin önündeki tozlu yola serpti, tozla karışık bir su buğusu yükseldi sıcak topraktan. Gitti, çeşmenin yalağından acele doldurdu kovayı, ağacın gölgesinde yatan Sarı Öküz’ün önüne koydu. Sarı Öküz, üzerine konan sinekleri kuyruğuyla, tembel tembel yelpazeliyordu. Yarı uykulu gözlerinde sıcaktan, sineklerden bezgin bir hâl vardı. Suya bakmadı bile..

Murat’ın hayvanla uğraşacak vakti yoktu. O, herkesten fazla, gelen dört beygirliyi merak ediyordu. Hayvanı bıraktı, yokuştan inen traktöre doğru koştu.

Traktör, yeşil dallarla, çiçeklerle gelin gibi süslenmişti. Tekerleklerin parmaklıkları arasına kırmızı yeşil japon kâğıtları örülmüştü. Makinistin meşin kasketine de, kulağı üzerinden, kırmızı bir sardunya çiçeği sokulmuştu.

Kahveye yaklaşınca makinist gaza bastı, motoru büyük bir gürültüyle çalıştırdı, egzozunu tüfenk gibi patlattı. Kalabalık ürkerek açıldı, birçokları korkularını gizlemek için kahkaha attılar.

Makinist, kahvenin önünde traktörü durdurdu, fakat motoru ıstop ettirmedi. Direksiyona yaslanarak, etrafını saran kalabalığa gururla baktı.

Halil Ağa teşbihini şakırdatarak yaklaştı:

“Hoş geldin bizim oğlan!.” dedi makiniste, “Bizim dört beygirli bu he?”

Makinist kasketini geri attı. Kulağının üzerinden düşen çiçeği tam zamanında yakaladı, sapından döndürerek burnuna götürdü:

“Bu, Ağam,” dedi “Nasıl, zorlu değil mi? Adı dört beygirli ya, onun bir günde yaptığı işin, on beygir hakkından gelemez.”

Sözünü doğrulamak ister gibi, gaza bastı, motoru homurdattı. Çiçekler, yapraklar zangırtıyle titreştiler.

Makinistin övgüsünü duyan yanaşma Recep:

“Yok be?” diye açtı gözlerini…

Yarıcı Osman:

“Vay anasını!!’ diye bağırdı.

Halil Ağa:

“Maşallah de’n!. Nazara gelir ha!.” diye azarladı onları. Traktörü seyr edenler, ağanın bu çıkışması üzerine:

“Maşallah, maşallah..”

“Allah kem gözden, kem nazardan saklasın!… dediler.

Camiin müezzini:

“İbram Hoca duasını okuyunca nazar, muzar işlemez ona..” diye hatırlattı.

Halil Ağa:

“Biz de öyle görüştüydük.. Hanı, nirde bizim İbram Hoca?” diye göz gezdirdi etrafına. İmam, cübbesini uçurarak, yukardan geliyordu.

Yol açtılar.

İbrahim Hoca nefes nefese:

“Uğurlu kademli olsun!” dedi. Halil Ağa’nın elini aldı, sıktı. Sonra kuşağından, yağlığa sarılı bir şeyler çıkardı:

“Nazarlık hazırladıydım da, ondan geciktim.” dedi. Yağlığın içinden eşek boncuğu, çocuk patiği, kaplumbağa kemiği ile yapılmış bir nazarlık çıkardı.

İbrahim Hoca nazarlığı makiniste uzattı. Makinist nazarlığı motorun üzerinden havaya yükselen egzoz borusuna bağladı.

Halil Ağa, traktörün tekerlek lâstiklerini okşayan oğluna:

“Bre herif, sen nasıl gençsin?” diye bağırdı, “Ne zamandır sabırsızlanır, dururdun.. Neye atlameyon dört beygirlinin üzerine? Senin için almadık mı gâvurun malını?”
Murat sıçradı makinistin yanına, ama ayağı kaydı. Makinişt tutmasaydı, düşecekti.

Halil Ağa teşbihini şakırdattı:
“Alın gelin, bakam Sarı Öküz’ü.. Çok emeği geçti bize.. Gasaba verip mındar göndermeğe gönlüm irazı olmadı. Gurbanlık mertebesine ulaşsın bâli, dedim.. İyi etmedin mi İbram Hoca?”

İbrahim Hoca, kurbandan aslan payının kendine düşeceğine sevinerek:

“Çok iyi ettin Ağam..” dedi.

Yanaşma Recep, Sarı Öküz’ün kanlı akıbetini görmemek için kahveye girdi.

Sarı Öküz’ü getirdiler, traktörün önüne yıktılar. Mazot kokusuyla burnu yanan hayvan debelendi. Ayaklarını kalın bir urganla bağladılar. Bir demir parçası uğruna canına yıkılmasına esef eder gibi, gözlerinden yaş geldi. Başını öbür tarafa döndürdüp gözlerini yumdu, kendini bıçağa teslim etti.

Kemal BİLBAŞAR

Güzel Yazılar, HİKÂYELER, Kültür Bakanlığı Yayınları

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler:
Eklenme Tarihi: 25 Mart 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın