Yönetmen- Ki-duk Kim
Senaryo- Ki-duk Kim
Oyuncular -Ji-min Kwak, Min-jeong Seo, Eol Lee, Kwon Hyun-Min ...., Oh Young
Filmin Türü - Drama
Orijinal Adı- Samaritan Girl
Yapımcı Firma -Ki-duk Kim
Yapım Yılı- 2004
Yapım Ülkesi -Güney Kore
Orijinal Dili -Korece
Filmin Süresi- 95 dakika
Resmi Sitesi
http://www.samaria2004.co.kr/ FİLMİN ÖYKÜSÜ
Henüz orta okulda okuyan genç bir kız olan Yojin, sınıf arkadaşı Jaeyong’un para karşılığı erişkin erkeklerle seks yapması için aracılık etmektedir.
Jaeyong’un, Yojin için ayarladığı buluşmaların birisinde polisler baskın düzenler. Jaeyong baskının yapıldığı otelin camından atlayarak intihar eder.
İlahi bir aşkla bağlı olduğu en yakın arkadaşının ölümü üzerine Yojin arkadaşı için o güne kadar ayarlamış olduğu tüm müşterilerle son bir kez buluşup onlarla bir kez daha yatmaya karar verir.
Yojin, paralarını iade edecek ve hissettiği vicdan azabından kurtulacaktır.
FİLMLE İLGİLİ YORUMLAR
Kutsal fahişe ve günahın bedeli
"Boş Ev"den sonra Kim Ki-duk'tan bir başka benzersiz ve çarpıcı yapıt...
Alin TAŞÇIYAN
Güney Kore'nin filozof yönetmeni Kim Ki-duk'un sinemasını oluşturan elemanları bir gazete eleştirisinde ele almak gerçekten zor. Hele söz konusu dini mitlerle şekillenen "Fedakar Kız"a gelince sözleri tartıp uzun uzun tartışma ihtiyacı duyuyor insan. Hiçbir verili değeri kabul etmeyen, herhangi bir şekilde dini ya da ahlakçı olmayan filmin başlıca erdemi bizi hazırlıksız yakalaması. Ensesinden tutulmuş kedi gibi çırpınıp duruyoruz doğru bilineni / görüneni sorgularken. Yalnızca karakterleri ve yaşadıkları olayları değil, adalet kavramını, materyalist dünyayı, sömürüyü, vurdumduymazlığı...
"Fedakar Kız" adını İncil'den alıyor. Yolda haydutların soyduğu ve dövdüğü adama yardım eden iyi Samiriyeli ve kuyudan su çekip İsa'ya veren Samiriyeli kız günümüz dünyasında da hayırseverlerin simgesi. Batı'da kendini yardım çalışmalarına adamış kişilere Samaritan (Samiriyeli) denir. Filmde işlenen "hayır" ise başka bir kaynaktan esinleniyor: Adı ünlü Budist rahibinki gibi Vasumitra olan Hintli bir fahişeden! Vasumitra öyle güzel ve tatlıymış ki onunla ilişkiye giren erkekler hemen ardından kendilerini Budizme verirmiş. Avrupa'ya yolculuk yapabilmek için para biriktirmeye çalışan iki lise öğrencisi, hem de bütün masumiyetleriyle fahişelik yapmaya böyle bir kılıf buluyor... Yeo Jin ve Jae Yeong, masumiyetlerinden bir an bile kuşku duyamayacağımız kızlar. Buna rağmen Jae-Yeong; Yeo Jin'in kendi adını vererek aldığı randevularda erkeklerle kurduğu ilişkiden zevk alıyor. Yeo Jin ise kırk yıllık kadın tellalı gibi yürütüyor işi. Her ikisi de suç işlediklerinin farkında ama bunda ahlaken hiçbir yanlışlık göremiyorlar.
Asıl şok "Vasumitra" adını taşıyan ilk bölümün hemen ardından "Samara" bölümünde geliyor: Bir polis baskınında Jae Yeong kendini pencereden atıyor. Sırtında kanlar içindeki arkadaşıyla Seul sokaklarında yürüyen Yeo Jin'in hali çarmıhını taşıyan İsa'nınkinden çok daha dramatik bir sahne oluşturuyor. Bu olayın şokuyla yaptıklarının yanlış olduğunu anlayan Yeo Jin, günahının bedelini ödemek için randevu defterindeki herkesi arayıp onlarla buluşuyor, seks yapıyor daha önce onlardan aldığı parayı da iade ediyor. Polis dedektifi olan babası kızının okul sonrası mesaisini keşfedince durum bambaşka bir boyut kazanıyor.
Böylesi bir öyküyü yazabilmenin ve görselleştirebilmenin ardındaki birikime Kim Ki-duk'un daha önce izlediğimiz filmlerinden aşinayız. Kim bu kez de Budizm ile Hıristiyanlık (Katolik mezhebi) arasında bir köprü kurarak basit arzulara yenik düşüp günah işleme ve bedelini ödeme, daha büyük boyutta bir ahlaki yozlaşma, insanların birbirinden sorumlu olması temalarını üzerine diziyor.
Dante'nin "İlahi Komedya"sı misali üç bölüme ayrılan filmin son bölümü "Sonata" ise bir tövbe ve arınma yerine geçiyor. Godard'ın "Müziğimiz"i ile bu bağlamdaki benzerliği hiç de şaşırtıcı değil. İki aydın da dünyaya bambaşka çerçevelerden baksalar da aynı sorunları görüyorlar. Ama Kim'in hınzır üslubu Godard'ın gençlik günlerini andırıyor. Öykü ve karakterler ne kadar çarpıcı ve derinse, dini betimlemelerden referanslar taşıyan görüntüler de o kadar etkili ve yalın. Ve "Fedakar Kız" bu satırlarda belki yanına bile yaklaşılmayacak değerde, tuhaflıkta, rahatsız edici, düşündürücü ama mutlaka izlenmesi gereken bir film.
Milliyet--alıntı--
ALİN TAŞCIYAN